Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)
info |

BAKIMLI BAYAN

23 "yaşam" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"yaşam" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Kadınların ömrü kısalıyor!

h
Amerika'da kadınların yüzde 12'sinin, yaşadığı bölgelerde yaşam beklentisinin 1980'lerdekinin altına düştüğü bildirildi.

Düşüşün diyabet, akciğer kanseri, amfizem, böbrek yetmezliği gibi hastalıklara bağlı ölümlerin artmasından kaynaklandığı düşünülüyor.

Washington Post Gazetesinin haberine göre özellikle kırsal ve düşük gelirli yerleşim yerlerinde kadınlardaki yaşam beklentisi 1983 yılına göre, 5 yıldan daha fazla azaldı. Düşüşün diyabet, akciğer kanseri, amfizem ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklara bağlı ölümlerin artmasından kaynaklandığı düşünülüyor. Ayrıca kadınlarda yaşam süresinin kısalmasında erkeklere göre biraz daha geç başlayan sigara içme alışkanlığındaki yaygınlaşmanın da etkili olabileceği belirtiliyor.

Türk kadınlarının kalçaları Brezilyalılar’dan farksız

"Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif"

Dünya Aerobic Şampiyonu Gil Lopes, dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye’ye gelen Gil Lopes Türk kadınlarını görünce şaşırdığını söylüyor: “Çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. İtiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif.”

39 yaşında, Brezilyalı ve haliyle oldukça enerjik bir adam Gil Lopes. Bugün dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Aerobic yarışmalarında dünya şampiyonlukları var. Hatta koçluğunu ve koreografilerini yaptığı pek çok ülkenin aerobic takımına da altın madalyalar kazandırmış. Bugün İtalya’da yaşıyor, başta ABD olmak üzere, Portekiz, İspanya, Fransa, İsviçre, Danimarka, Rusya, Japonya ve İngiltere’de masterclasslar veriyor. Geçtiğimiz günlerde Hillside City Club-Trio’nun davetlisi olarak İstanbul’a gelen Lopes ile aerobic ve fitness üzerine konuştuk.

vatan

Kadınların ömrü kısalıyor!

h
Amerika'da kadınların yüzde 12'sinin, yaşadığı bölgelerde yaşam beklentisinin 1980'lerdekinin altına düştüğü bildirildi.

Düşüşün diyabet, akciğer kanseri, amfizem, böbrek yetmezliği gibi hastalıklara bağlı ölümlerin artmasından kaynaklandığı düşünülüyor.

Washington Post Gazetesinin haberine göre özellikle kırsal ve düşük gelirli yerleşim yerlerinde kadınlardaki yaşam beklentisi 1983 yılına göre, 5 yıldan daha fazla azaldı. Düşüşün diyabet, akciğer kanseri, amfizem ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklara bağlı ölümlerin artmasından kaynaklandığı düşünülüyor. Ayrıca kadınlarda yaşam süresinin kısalmasında erkeklere göre biraz daha geç başlayan sigara içme alışkanlığındaki yaygınlaşmanın da etkili olabileceği belirtiliyor.

Erkek bebek neden iri doğar?

bebek001

Maaşallah!!!

Harvard Toplum Sağlığı Okulu ve İsveç’teki Karolinska Enstitüsü uzmanları tarafından yapılan araştırmada, erkek bebeğe hamile kadınların daha fazla enerjiye ihtiyaç duydukları için daha fazla yedikleri belirlendi.

Araştırmaya göre, erkek bebeğe hamile bu kadınlar, kız bebeğe hamile kadınlara göre, yüzde 10 oranında daha fazla kalori, yüzde 8 oranında daha fazla protein yakıyor, daha yüksek oranda karbonhidrat ile yağlı hayvansal ve bitkisel besinler tüketiyor.

Harvard’da görevli salgın hastalıklar uzmanı Rulla Tamimi, normalde bir erkek bebeğin kız bebekten daha ağır doğduğunu, elde ettikleri bulguların bunun nedenini daha iyi anlamalarını sağladığını belirtti.

ABD’de, hamileliklerinin 3 ile 6 ayı arasında olan 244 kadının yedikleri üzerinde çalışan araştırmacılar, erkek bebek bekleyen kadınların, muhtemelen cenin testislerinin salgıladığı erkeklik hormonundan dolayı daha fazla enerjiye ihtiyaç ihtiyaç duyuyor, bu da kadını daha çok yemeğe teşvik ediyor.

Bununla birlikte, erkek bebeğe hamile kadınların, bebeğin cinsinin annenin kilosunu etkilememesi nedeniyle, diğer hamile kadınlardan daha fazla kilo almadıkları belirtildi.

Güzelliğin sırrı ne...

radyo-frekans

Cilt gençleştirmede yükselen trend: Radyo Frekans

Sonbaharla yoğunlaşan iş hayatınıza, yenilenmiş, ışıl ışıl  bir ciltle hazırlanın. Zamanı durduramasak da cildimizdeki olumsuz izlerini azaltabilir, oluşumlarını geciktirebiliriz. Modern tıbbın bu alandaki son buluşu radyo frekans, DERMAMED güvencesiyle ışıltılı bir cilde sahip olmak isteyen kadın ve erkeklerin hizmetinde   

Radyo dalgaları bu defa sağlık hizmeti vermek için hayatımıza giriyor. Kısaca, ‘radyo dalgalarının deri altı yapılardaki su moleküllerini hayata geçirerek sürtünme etkisi ve bölgesel ısınma oluşturarak kollajen üreticilerini tetiklemesi’ olarak tanımlayacağımız bu yöntemde, ısı verilen bölgede, kontrollü bir hasar oluşturularak dokunun kendini onarması ve yenilenmesi sağlanabiliyor. Uygulama emniyetli, sonuçlar, rahatça gözlenecek denli başarılı...

İşlem alanına göre 20 dk. ile 2 saat arası değişen uygulamada hedef, cilde sağlamlık, esneklik, gerginlik veren kollajenlerin artırılması. 5-10 seanslık kür olarak önerilen radyo frekans’ın  etkileri işlemden hemen sonra görülmeye başlamakla birlikte, asıl sonuçlar 1-2 ay sonra gözlenmekte.
 
Etkinliğini iki yıl kadar sürdüren radyo frekans tedavisi, hastalarda herhangi bir kesi veya ameliyat izi oluşturmaksızın uygulanan, cerrahi olmayan, ağrısız bir tedavi yöntemi. Bu sebepten cerrahi müdehalenin henüz erken olduğu, yıpranmış, yorgun ciltler için tercih ediliyor. Normal şartlarda 1-1.5 yıl sonra ikinci seansı uygulamak yetiyor.

Etki alanları çok geniş...

Radyo frekans, tüm yüz bölgesindeki ince kırışıklık ve çizgilerde, yanak bölgesinde daha belirgin olan yüz sarkmalarında, gıdı bölgesindeki sarkmanın iyileştirilmesinde, boyundaki yatay bantların giderilmesinde, karın ve kollardaki sarkma ve gevşekliklerin toparlanmasında etkili bir yöntem. Tabii önemli bir kullanım alanı da bölgesel incelme ve selülit tedavisi.

Güvenli ellerde güvenli sonuç

Medikal estetik tıp alanında öncü kuruluş DERMAMED Güzellik Merkezleri’nde deneyimli kişiler tarafından uygulanan bu yöntem, yan etkisi olmayışı ve sadece uyarı yöntemiyle tamamen doğal iyileştirme mekanizmasını harekete geçirmesi açısından son zamanların gözde anti aging uygulamaların başında geliyor.

DERMAMED Hakkında

Cilt sağlığınız ve güzelliğiniz için 7 şubesi ile 13 yıllık deneyimini paylaşan DERMAMED, estetik tıp alanındaki son yenilikleri bulabileceğiniz güvenilir adreslerin başında geliyor.
1994 yılında Dr. Levent Türbedar tarafından kurulan DERMAMED, medikal estetik uygulamaları Türkiye’ye getiren öncü merkezlerden biri. Etiler’deki ilk şubesinin ardından Kızıltoprak, Bakırköy, Çorlu, Bahçeşehir, Maçka ve Kemerburgaz şubeleri açılan DERMAMED, konusunda başarılı doktor ve estetisyenlerden oluşan 40 kişilik deneyimli kadrosu ile hizmet veriyor. 

Dudağın incesi soğuk, kalını davetkâr

Uzmanlara göre kalın dudaklı olanlar seksi sayılırken ince ve kasılmış dudaklar soğuk ve davetkâr olmayan bir kişiliği yansıtıyor.dudak
Dudakların bir dili olduğunu hiç düşündünüz mü? Yapılan bir araştırmaya göre dudaklar vücudumuzun en seksi uzvu ve ilk bakışta çekiciliğimizin en önemli unsurunu oluşturuyor.

Büyüklüğün de bir sınırı olmalı
İri dudaklı insanlar daha seksi kabul edilse de uzmanlar bunun da bir limiti olduğunu söylüyor. Kolajen veya implant ile aşırı derecede büyütülmüş dudaklar erkeklere itici gelebiliyor.

Araştırmayı yürüten Kentucky’deki Louiville Üniversitesi’nden Profesör Michael Cunningham ve arkadaşları, gönüllü bir gruba kadın ve erkek yüzlerinin resimlerini gösterdi. Sonradan bir miktar değiştirilen bu yüzler arasında en çok seçilenler büyük dudaklılarınki oldu.

Tanımak istemiyor
Prof. Cunningham erkeklerin kadınların dudaklarında sıcaklık, cömertlik ve duyarlılık aradığını belirtiyor. Buna göre sıkıca kapalı dudakların sahipleri, karşılarındakini iyice tanımak isteği duymadığı intibası uyandırıyor. Kadınlara göre bir erkeğin dudakları çok efemine ve çok duyarlı bir görünümde olmamalı. Ancak yine de dudaklarda bir miktar cömertlik ifadesi de aranıyor. Örneğin Mick Jagger, Brad Pitt ve Johnny Depp kadınlar tarafından dudakları en çok beğenilen ünlüler arasında.

Prof. Cunningham, "Dudaklar içtenlik ve cömertliğin derecelerini ifade ederler. Bir kişi sizi görmekten memnunsa içleri dolar ve renkleri koyulaşır. Hepimizin kendimize partner ararken baktığımız sıcaklık ve duyarlılığın en belirgin göstergesidir. İnce ve kasılmış dudaklar soğuk ve davetkâr olmayan bir kişilik arz ederler" diyor.

Aşk öpücüğü
Louiville Üniversitesi’nde yapılan araştırma önümüzdeki hafta BBC radyosunun kanalında ''Öpüşme'' adlı programa da konu olacak. Bazı antropologlara göre öpüşmek koklamakla başlayan bir eylem. Bir başka teori öpüşmenin milyonlarca yıl evvel ağızdan ağza beslenmeden (kuşlarda olduğu gibi) başladığını söylüyor. Sheffield Üniversitesi’nden psikolog Roy Levin’e göre öpüşmek sadece dudakların birleşmesi olarak görülmemeli.

Dokunma ve basınç alıcıları
Levin, "Dudaklarda dokunma ve basınç alıcıları vardır. Bunların uyarılma dereceleri beynimize bu öpüşmenin gayesi hakkında mesajlar gönderiyor. Böylece arkadaş ve ya aşk öpücüğü olup olmadığı anlaşılır" diyor.

Nevsal Elevli / Milliyet

Bu modeller saçınıza zarar veriyor

sacmo İngiliz Dermatoloji dergisinin haberine göre; örgülü modeller, kimyasal düzleştiriciler kullanılarak yapılan saç dalgaları veya postişler saçlara ciddi zararlar veriyor. Kafa derisi, cilt ve saçla ilgili hastalıkların, genelde Afrika kökenli insanları etkilediği düşünülse de uzmanlar, her türlü saç tipinin bu riskleri taşıdığını ifade etti. Afrika'da yapılan ve 2000 yetişkinle çocuğu kapsayan araştırma sonucunda, kadınların üçte birinin, kız çocuklarınınsa yedide birinin saç dökülmesi yaşadığı ortaya koyuldu. Dökülmeye neden olan saç derisi hastalıklarına, İngiliz futbolcu David Beckham gibi saçlarını düzleştirerek örgüler ekleyen ya da balerinlerin tercih ettiği sıkı topuzlar yapan kişilerde daha fazla rastlanıyor. Saçlarını çok sıkı bağlayan ve at kuyruğu yapan kız çocukların saçlarının da sürekli olarak dökülme ihtimali var.

Araştırmacılara göre erkeklerin karşılaştığı cilt hastalıkları daha çok yanlış ve çok kısa saç kesim yöntemlerinden dolayı yaşanıyor. Çünkü bu modeller enfeksiyon ve cilt problemlerine davetiye çıkaran, kesik ve kanamalara neden olabiliyor.

Sık ve kısa kesilen saçlar, aynı zamanda kan yoluyla bulaşan hastalıklara yakalanma tehlikesini de beraberinde getiriyor. Bu nedenle saç tıraşı esnasında, mekanik cihazların kullanılmaması öneriliyor

 

Ramazan’da nasıl beslenmeli

ramazanbesGünlük alınması gereken enerji, protein, vitamin ve mineral oranları ramazan ayında da değişmiyor. Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Seçil Kenar “Ramazan ayında sağlıklı beslenme”ile ilgili bilgi verdi. Ramazanda yanlış beslenme pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor Sahurdan sonra başlayan açlık süresince kan şekeri düşmeye başlıyor. Yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu kişilerde metabolizma hızı azalıyor. Su tüketimine dikkat edilmemesi sonucunda vücut su oranı azalıyor, su-tuz dengesi bozuluyor bununla beraber halsizlik, işte verimsizlik, depresyon, konsantrasyon güçlüğü, uyuklama, mide ağrısı, hazımsızlık, tansiyon düşmesi gibi bir çok sağlık problemi yaşanabilir. Ramazan ayı boyunca dengesiz ve sağlıksız beslenen kişilerde başta mide - bağırsak hastalıkları olmak üzere birçok hastalık oluşma riski de artmaktadır. İftar ve sahurda yanlış beslenmede en çok yapılan hatalar; sahura kakmamak, sahurda fazla miktarda, yağlı besinler tüketmek, iftarda çok miktarda ve çok çeşitte yemek yemek, ağır, kan şekerini hızla yükselten gıdaları ağırlıklı almak, hızlı yemek yemek ve yeteri kadar sıvı tüketmemek sayılabilir.

Yanlış seçim göz çevresindeki yağ butonlarını artırıyor

oz004 Göz çevresindeki yağ butonları, birçok kadın için sorun. Yağ butonları bulunanlara uzmanların ilk önerisi, kolesterollerine baktırmaları. Aşırı yağ butonu, yüksek kolesterol habercisi olabilir. Yanlış tercih edilen kremler de soruna zemin hazırlayabiliyor. Butonlarla başetmek için:
  • Göz makyajınızı uçucu yağlar, losyon veya jel şeklindeki göze özel üretilen temizleme ürünleriyle çıkarın.
  • Cilt bakımımıza göz ürünleriyle başlayın. Sonra cilt ürünlerine geçin.
  • Cilt için kullandığınız nemlendirici, serum ve gece kremini asla göz çevresine yaklaştırmayın.
  • Göz kremlerini kemik üzerinde göz çevresine sürün.
  • Kremin yüzde 70’ini kaz ayaklarına, yüzde 30’unu ise kaş altı ve gözaltına uygulayın.
  • Şişlik, morluk, yeni başlayan nemsizlik çizgileri için jel yapısında göz ürünlerini kullanmayı deneyin.
  • Yağlı ve yoğun ürünlerden sakının.

Mesude Erşan


Kaynak : Hürriyet

Kadınla erkeğin 46 farkı

46fark Ergenlik Sivilcesi: Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron hormonundan kaynaklanmaktadır. Bu hormon yağ bezlerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına,dolayısıyla da sivilceye neden olur.

Vücut Kokusu: Erkeklerin vücut kokusu kadınlardan çok daha güçlüdür.

Saldırganlık: Erkekler kadınlardan daha saldırgan olup bedensel güç kullanımına daha eğilimlidirler. Bunun açıklaması da testosterona bağlanmaktadır. Buna karşılık kadınlar kelimelerle saldırır ve savaşırlar.

Spor: Spor konusunda erkekler kadınlardan daha hızlıdır ancak kadınlar daha dayanıklıdırlar.

Kan: Erkeklerde 4.5,kadınlarda 3.6 litre kan vardır. Erkek kanı daha koyu kıvamlıdır, bir damlasında 1 milyon kan hücresi vardır. Toplam olarak erkeklerde 1 santimetreküp kanda 5 milyon alyuvar vardır, bu da kadınlara kıyasla yüzde yirmi fazlalık demektir. Erkeklerin tansiyonu da kadınlardan yüksektir: 140/88. Bu değer kadınlarda 130/80'dir.

AIDS: Her dört AIDS hastasından sadece biri kadındır. Nedeni ise kadınların baskın olan X krozomundan iki tane taşımasıdır. Çünkü bir sağlıklı, bir hasta gene sahip olsalar bile sağlıklı gen hasta gene baskın çıkar ve hasta değil taşıyıcı olurlar. Erkeklerde ise Y geni hastalıklı X genini baskılayamaz.

Yüzme Yeteneği: Kadınlar derilerinin altındakı yağ tabakası nedeniyle daha iyi yüzerler.

Yaş Dönümü: Kadınlar menopoz döneminde ateş basması, uykusuzluk, şişmanlama, gece terlemeleri ve vajina kuruluğu gibi belirtiler yaşarlar. Erkekler andropoz denen yaş döneminde hemen hemen hiçbir bedensel belirti yaşamazlar.

Vücut Isısı: Erkeklerin vücut ısısı kadınlardan daha yüksektir.

Su: Erkek vücudunun yüzde 60-70'i sudan ibarettir.Kadın vücudundaki su oranı ise yüzde 50-60 arasındadır.

Cinsel Organlar: Ana cinsel organlar erkekte vücudun dışında bulunur ve kolayca yaralanabilir. Kadında vücudun içine gizlenmiş olup korunmadadır.

İskelet: Erkeklerin omuzları daha geniş , kolları ve bacakları daha uzun, kemikleri daha ağır, eklemleri de daha büyüktür. Buna karşılık kadınların kalça kemikleri daha geniş, eklemleri daha esnektir.

Ses Telleri: Kadınların ses telleri daha kısa olduğundan sesleri daha tizdir.

Vücudun Ağırlık Noktası: Omuz ve kalça iskeletleri farklı olduğundan, kadınların ağırlık noktası erkeklerinkinden daha aşağıdadır.

Duyu Organları: Kadınların işitme ve koklama duyuları daha güçlüdür. Buna karşılık erkekler ışığa karşı daha hassastır. Erkek gözü ayrıntıları daha iyi seçer.

Enerji Harcaması: Erkekler hareketsiz halde, vücudun metrekaresi başına ortalama 39,5 kalori yakarlar. Kadınlar ise 37 kalori. Erkeğin günlük kalori ihtiyacı 2700 kalori, kadınınki 2000 kaloridir.

Yağ: Erkeklerde kadınlarınkinin yarısı kadar yağ dokusu vardır. Kadınlarda yağ dokusu vücudun yüzde 27'sini oluştururken, bu değer erkeklerde yüzde 15'tir. Kadın vücudunda erkeklerden 3,5 kg daha fazla yağ vardır. Yağ, erkeklerde karın bölgesinde toplanırken kadınlarda daha çok kalça, baldır ve göbekte yoğunlaşır.

Hastalıklar: Erkekler hayatları boyunca kadınlardan ortalama 40 gün daha az hastalanırlar.

Dirsek: Kadınlar erkeklere kıyasla kollarını dirsekten 6 derece daha fazla açabilirler.

Kromozomlar: Erkek ve dişilerde toplam 46 kromozom vardır. Bunların yarısı babadan, yarısı anneden gelir. Bu 46 kromozomun içinden iki tane cinsiyet hormonu vardır ki; bu erkekte XY, kadında XX olarak bulunur.

Saçlar: Kadınların saçları daha sık ve daha dirençlidir. Saç kökleri iki milim daha derinde olduğu için erkeğinki kadar çabuk dökülmez.

Deri: Erkeklerin toplam 1,8 metrekare, kadınların 1,6 metrekare derileri vardır. Kadını derisi daha ince ve kuru,bu yüzden de daha hassastır. Erkekte ter bezleri ve deri altı yağ bezleri daha fazla olduğundan derisi yağlıdır ve daha çok terler.

Mastürbasyon: Erkeklerin yüzde 93'ü, kadınların yüzde 62'si kendini mastürbasyonla tatmin eder.

Akciğerler: Erkeklerin akciğerleri kadınlarınkinden yüzde 50 daha geniş hacme sahiptir.

Yemek: Aynı kilodaki kişilerden, erkekler kadınlardan daha çok yemek ihtiyacı duyarlar; çünkü metabolizmaları daha hızlıdır.

Antikorlar: Kadınlar daha çok antikor üretirler, bu yüzden de erkeklere kıyasla bakteri ve virüs hastalıklarına daha seyrek yakalanırlar.

Ağlamak: Kadınlar erkeklerden 5 kat fazla ağlarlar. Genellikle de saat 19.00-22.00 arası.

Beyin: Erkek beyni yüzde 14 daha ağırdır. Buna karşılık kadınlarda iki yarım küre arasındaki iletişim daha iyidir.

Dölleyebilme Yeteneği: Erkekler ileri yaşa kadar, kadınlar ise menopoza (yaklaşık 50 yaş civarı) kadar dölleyebilme ve döllenebilme yeteneğine sahiptir. Erkeklerde sıcaklığın artışıyla dölleyebilme yeteneği azalır. Kadınların döllenmeye müsait oldukları en uygun olan oda sıcaklığı 17 derecedir.

Safrakesesi Taşı: Kadınların yüzde 20'sinde, erkeklerin yüzde 8'inde safrakesesi taşı oluşur.

Kalp Atışı: Erkeklerin kalbi daha büyüktür ve daha yavaş çarpar: Dakikada ortalama 72. Bu değer kadınlarda 80'dir.

Gelişme: Buluğ çağına kadar kızlar erkeklerden daha hızlı büyürler (10'a 8 oranında). Erkek çocuklar 14-15 yaşları arasında gelişmeye başlarlar ve 20 yaşına kadar bu büyüme gerçekleşebilir. Kız çocukları en hızlı 12-13 yaşları arasında gelişirken 17-18 yaşında bu gelişme durur.

Sıcaklık Duyarlılığı: Kadınlar kalın yağ dokuları nedeniyle soğuğa daha dayanıklıdırlar.

Yaşlanmak: Erkekler kadınlardan daha hızlı yaşlanırlar. 55 yaşındaki bir kadın bedensel gücünün yüzde 90'ına sahiptir. Oysa aynı yaştaki bir erkek gücünün sadece yüzde 70'ine sahiptir. 35 yaşındaki bir erkeğin damar sistemi 50 yaşındaki bir kadınınkine eşdeğerdir. Buna karşılık kadında sadece cilt daha ince olduğundan çabuk yaşlanıp kırışır. Kadınlar yaşlanma olayını psikolojik olarak erkeklerden çok daha kolay kabullenirler.

Kaslar: Erkekler kadınlardan yüzde 50 oranında fazla kas gücüne sahiptir. Buluğ çağında erkeklerde kas hücrelerinin sayısı 20 misli, kadınlarda 10 misli artar. Erkekler kadınlardan üçte bir oranında daha güçlüdürler.

Buluğ: Erkekler buluğ çağını 10-15, kadınlar 9-14 yaşları arasında yaşarlar.

Yaşam Süresi: Erkeklerin ortalama omrü 71,5 yıl, kadınların 78 yıldır.

Bacaklar: Erkeklerin bacakları daha uzun ve kaslıdır. Bu yüzden kadınlardan daha hızlı koşar, daha uzağa zıplarlar.

Vücut Ölçüleri: Erkek ortalama 175 cm boyunda ve 73,5 kg ağırlığındadır. Göğüs çevresi 98,5cm , beli 80,4cm'dir. Kadın ortalama 160 cm boyunda olup 61,2 kg'dir. Göğüs çevresi 90,1; kalça genişliği 96,5 cm; beli 74,3 cm'dir.

Adem Elması: Gırtlaktaki adem elması adlı çıkıntı sadece erkeklere hastır.

Solunum: Erkekler dakikada ortalama 16 kez soluk alıp verir. Kadınlar ise dakikada 20-22 kez soluk alıp verir. Her iki cinsin günde soludukları miktar ise aynı olup 12 bin litredir.

Cinsel Organda Tüylenme: Genital tüylenme, erkeklerde göbeğe kadar çıkarken kadınlarda göbeğin altında yatay bir çizgide biter.