Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

BAKIMLI BAYAN

9 tane "tedavi" etiketli yazı bulundu "tedavi" tagli diger ogeler resimler , videolar

Bayanların büyük korkusu selülit...

Sellülit neden oluşur?

aggu

Sellülit’in en temel nedeni, kadın vücudundaki yağ tabakalarının yapısal özelliğidir. Yağ dokusu erkeklerde yatay, kadınlarda dikeydir. Bu dikey yapı, yağ hücrelerinin kolayca birleşip birikmesine, yoğunlaşmasına ve deforme olmasına yol açar.



İkinci bir neden, kadın vücudunun su toplama özelliğidir. Bu eğilim sonucunda yağ hücrelerinin içinde zamanla sıvı toplanır. Giderek yağ hücreleri sertleşir ve kalınlaşır.



Beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam, kahve, sigara ve bedenin duruş bozuklukları sellülit’in işini kolaylaştırırlar. Bunlar tek başına sellülit’e yol açmazlar ancak eğilimi arttırırlar.

Yüzümüzde Sivilceler neden çıkar nasıl kurtuluruz?

ERGENLİK SİVİLCELERİ NEDEN ÇIKAR?



Bir çoğumuzun başına dert olan “Akne” veya “Ergenlik Sivilceleri”, cilt hekimlerinin en fazla uğraştığı konulardan birisidir. Nasıl oluştuğu, nedenleri, önlemleri, tedavi olanakları konusunda inanamayacağınız kadar çok araştırma yapılıyor. Buna rağmen, dünyanın her yanından, her renkten ve her ırktan insanların % 85’i bu sorunla karşılaşmaya devam ediyorlar.



Akne konusu birçoğumuzun zihnini kurcalar, kimimizi isyan ettirir, şansımıza küstürür. Tam kurtulduğumuzu düşündüğümüz bir anda, yeni bir akne çıkar ve tekrar tadımızı kaçırır. Erkekler için tıraş olmak bir ızdıraba dönüşür, kadınları ise ne makyaj, ne şıklık ve takılar aknenin olumsuz görüntüsünden kurtarmaya yetmez!



Ergenlik sivilceleri çok yönlü bir konu, yazmakla tükenecek gibi değil. Aynı aknelerin kendisi gibi! Bugün, bu sorunun kaynağına gitmek, aknenin nasıl oluştuğunu ve ona yol açan nedenlerden söz etmek istiyorum. Tedavi olanaklarını ise haftaya anlatacağım.



Akne nedir?



Akne kısaca, kıl köklerinin ve cildimizde bulunan yağ bezlerinin iltihaplanmasıdır. Yağ bezlerinin en yoğun olduğu yerler yüzümüz, göğsümüz ve sırtımızdır. Dikkat ederseniz, sivilceler en fazla bu bölgelerde çıkarlar. Aknelerin oluşmasında birbiriyle bağlantılı dört aşamayı aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:



1. Aşama: Yağ bezlerinin salgıladığı “sebum” artar

2. Aşama: Artan sebum sonucunda kıl kökleri ve yağ kanalı tıkanır (siyah noktaları oluşturur)

3. Aşama: Yağ kanalı içindeki mikroplar ve bakteriler çoğalır

4. Aşama :Enflamasyon oluşur yani şişme, kızarıklık ve iltihaplanma baş gösterir.



Yağ bezlerinin salgısı arttığında, ciltteki gözenekler tıkanır. Bundan sonra gözenekler genişler ve koyu renkli bir görünüm alır. Buna “siyah nokta” veya tıptaki adı ile “komedon” adı verilir. Gözenekler genişleyince içlerinde kir, sabun, makyaj artıkları, yağ ve ölü hücreler birikerek tıkanır. Tıkanan gözeneklerde yağ hapsolur ve bu defa gözenekler şişer. Bu tipik akne tablosudur. Sonra ne olur? Akne eninde sonunda patlar ve içindeki yağ ile ölü derileri dışarı atar. Hepimiz biliyoruz ki, aynı anda birçok sivilce birden çıkar; biri patlarken, diğeri olgunlaşır, bir diğeri yeni başlar ...



Kalıtım ve hormonlar:



Akneye yol açan birçok etken sıralayabiliriz; Kalıtım, hormonlar, çevre kirliliği, stres, bazı ilaçlar, yanlış cilt bakım ürünleri, makyaj malzemeleri, ısı ve nemde artış gibi. Ancak bunların adının “Ergenlik sivilceleri” olması boşuna değildir. Gerçi bazı insanlarda ergenlikten çok daha önce başlar ve ergenlikten sonra da yıllarca devam eder. Buna rağmen, ergenlikle birlikte harekete geçen hormonlar, aknenin temel nedenleri arasında yer alırlar. Çünkü ergenlik döneminde sexüel hormonların üretimi hızlanır. Bunlar erkeklerde “androjenler” denilen daha ziyade testesteron ve androtesteron; kızlarda “estrojen ve progesteron” dur. Erkek vücudunda az miktarda da olsa kadınlık hormonları, kadın vücudunda da aynı şekilde erkeklik hormonları bulunur. Ciltteki uyum ve dengeyi bu hassas denge sağlar. Ne yazık ki çoğumuzda bu denge mükemmel değildir. Bu nedenle akneler, siyah noktalar kolayca ortaya çıkarlar.



Hormonal dengesizlikler ve değişimler, kronik akneden, adet döneminde bir kaç sivilce çıkmasına kadar değişebilen cilt düzensizliklerine yol açarlar.



· Nedenler arasında saydığım gibi, akneleri başlatan en önemli etken, ciltteki sebum yani yağ salgısının artmasıdır. Sebum’un sorumlusu, Androjenler adını verdiğimiz her iki cinste de bulunan, erkeklik hormonlarıdır. Androjenlerin yükselmesi gözeneklerin genişlemesine yol açar.



· Kadınlık hormonu olan estrojeni dengeleyen progesteron da bir bakıma aynı şeyi yapar. Adet dönemi yaklaşırken vücudun su toplaması, şişmesi, terimizin farklı kokması, cildimizdeki gözeneklerin büyümesi, yağlanma, siyah noktaların artması, yükselen progesteron hormonu ile ilişkilidir.



· Sinirli yahut gergin olduğumuzda neden sivilceler çıkar diye sorabilirsiniz. Bunun nedeni de aynıdır. Stres androjenlerden bazılarını yükseltir.



· “Polikistik over” hastalığı kadın vücudunun normalden fazla erkeklik hormonu üretmesine yol açar. Bunun sonucunda cilt çok fazla sebum salgılar ve akneler ile birlikte kıllanma da görülür.



· Bazen kadınlık hormonlarından östrojenin eksikliği, vücuttaki erkeklik hormonunu dengelemeye yetmez. O zaman da aknelerle karşılaşırız.



· Bazı durumlarda, tüm hormonlar normal olduğu halde vücudumuz erkeklik hormonlarına karşı aşırı derecede hassas davranır ve tepki verir. Sonuçta yine kıllanma ve akneler görülür.



Akne için hormon tedavisine nadiren başvurulur. Çünkü hormon seviyeleri genellikle ergenlik çağından sonra düzene girer. Ama gerekli görülürse, hormon tedavisi ile sebum üretimi normal düzeylere çekilir ve siyah noktaların oluşumu, bunların akneye dönüşmesi engellenir.


Akneli cilde nazik davranın:



Akne büyük ölçüde kalıtsal ve hormonal bir sorun olmasına rağmen tedavi edilebilir. En önemlisi akneli cilde baştan itibaren doğru bakım yapmaktır. Bütün bunları size haftaya yazacağım. Yine de birkaç temel kuralı burada hatırlatmak istiyorum.



§ Her şeyden önce, Akneli ciltlerin normal ciltlerden daha hassas olduğunu unutmayın. Bu nedenle aşırı soyucu ve tahriş edici uygulamalardan kaçınmaya çalışın.

§ Akneli ciltlerin yağlı olduğuna aldanarak onu nemsiz bırakmayın.

§ Kullanılacağınız tüm makyaj malzemeleri, traş losyonları ve nemlendiricilerin hafif, yağsız ve hatta “oil-control” yani yağ dengesini koruyan cinsten olmasına dikkat edin.


Aknenin hiçbir zaman tek bir nedene bağlı olmadığını söylemeliyim. Genellikle bir dizi fonksiyon bozukluğunun sonucunda, cildin dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkarlar. Bu nedenle akneli cildi sadece doktorlara emanet edebilirsiniz.

AKNELİ CİLDİN BAKIMI



 

Sivilceli  cilt, normal ciltten daha hassastır.
13ghost
 

§         Cilt temizliğini önemseyin ama abartmayın. Akneli ciltlerin PH dengesi genellikle bozulur.  Bu dengenin yeniden kurulması  için PH 5-5 temizleyiciler kullanın.

 

§         Akneli ciltler için en uygun temizleyiciler, jel kıvamında olanlardır. Çünkü jel ciltten kolayca akar. Sabunlar suda o kadar kolay erimez. Ciltte artıkları kalır. Sonuçta siyah noktaların oluşmasına yol açar.

 

§         Siyah noktaların temizlenmesi yararlıdır. Ancak  cildi tahriş etmeden! Bunu da sadece deneyimli uzmanlar yapabilir.

 

§         Akneli cildin her zaman fırçalanması doğru değildir. Hasta fırçalamayı tercih ediyorsa,  sivilcelerin olmadığı zamanları seçmeli ve bu uygulamayı çok yumuşak hareketlerle yapmalıdır.

 

§         Sivilceleri kaşımak veya sıkmak yüzde kalıcı izler bırakabilir veya kılcal damar çatlamalarına yol açabilir.

 

§         Yüzlerinde akne olan erkeklerin, jilet yerine elektrikli tıraş makinesi kullanmaları gerekir. Jilet iltihaplı bir sivilceyi patlatabilir ve mikroplar cilde yayılabilir.

 

§         Elektrikli tıraş  makinesini kullanmadan önce, cilt kuru olmalı ve tıraş sırasında sivilcelere dokunulmamalıdır.Tıraştan sonra alkollü losyonlar yerine su bazlı  bir nemlendirici kullanmak gerekir.

 

§         Yağsız nemlendiriciler, akneli ciltleri sakinleştirir ve rahatlatır.

 

§         Yüzünüzü  yıkadıktan sonra, nemlendirici sürmek için 15 dakika kadar cildinizin kendine gelmesini bekleyin. Yeni yıkanan cilt gerildiği için, nemlendirici gereğinden fazla  emilebilir.

 

§         Akne ilaçlarını  kullandıktan sonra hemen makyaj yapmayın.  20-30 dakika  kadar ilaçların emilmesini bekleyin.

 

§         Cildiniz akneli ise, seçeceğiniz  makyaj malzemeleri daima  hafif ve yağsız olmalıdır.

Bayanlar vücudunuza yakışanı giyin

Vücudunuzun şekli nasıl olursa olsun, size yakışan bir tarz mutlaka vardır. İşte farklı vücut şekillerine göre giyim önerileri...k

Uzun ve inceyseniz
Bu vücut tipine sahip kadınlar hemen her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Mesela sezonun dar jean'leri, aşırı cafcaflı baskılar ve üste yapışan jarse elbiseleri tam size göre. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantolonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkat. Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir.

Kıvrımlı bir vücuda sahipseniz
Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. Vücudunuz kıvrımlıysa, sezonun trendleri tam size göre.

Armut modeliyseniz
Armut olarak tanımlanan vücut şekli, gerek Beyoncé, gerekse Jennifer Lopez sayesinde beğeni toplayan bir vücut tipi ve üstü ince ama basen ve poposu olan kadınları tarif etmekte kullanılıyor. Armut vücut şekline sahipseniz, kabarık eteklerden ziyade, üzerinize oturan ve düz inen etekleri tercih edin, özellikle çok yüksek topuklu çizme ve ayakkabılarla. Göğsünüzü ortaya çıkarmak için korse tipi üstler, oturuk ceketler veya önü açık bırakılmış bir bluzun içine giyeceğiniz balkonet tarzı sutyenler giyebilirsiniz. Evaze eteklerle boyundan bağlı elbiseler, yaz akşamları ve düğün gibi olaylar için yerinde bir seçim olacaktır. Ama fazla parıltılı kumaşlardan uzak durmakta fayda var, zira bunlara ışığı yansıtarak kıvrımlarınıza fazladan dikkat çeker.

Minyonsanız
Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Bu nedenle bacakları ortaya çıkarmanın zamanı. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları bir arada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar.

Hamileyseniz
Hamileyseniz, bol tunik ve elbiselerin altına saklanmayın. İyice açılıp saçılın da demiyoruz ama karnınızın şişkinliğini hafifçe belli eden giysiler şık duracaktır. Çapraz kesimler ve anvelop elbiseler gece giymek için uygundur. Ayrıca hamileliğin ileri safhalarında da giyilebilirler. Kısa üstlere fazla yanaşmayın. Bunun yerine karnınızı kapatacak ama saklamayacak uzunca üstleri tercih edin. Vücudunuza oturan bir şeyler giydiğinizde de, açık yakalı üstler giymeyin.

Yüzünüzdeki kırışıklıkları giderme yöntemleri...

Yorgun bir cilt, ince kırışıklıklar ve sarkmalar için mutlaka yapılması gereken şeyler vardır. Onları masajla yok etmeye ne dersiniz...krs

Başınızı dik tutun. Kollarınızı omuz hizasında kaldırın ve ellerinizi başınızın üzerine koyun. Baş parmaklarınızla başınızın arkasını bastırın, diğer dört parmağınız saç diplerinizin hizasında alın bölgesinde olsun. Şimdi dört parmağınızı, baş parmağınızın hizasına doğru baş derinizde kuvvetli bir basınç oluşturacak şekilde bastırın. Parmaklarınızı serbest bırakın ve aynı egzersizi üç kez tekrarlayın.

Önerimiz: Bu egzersizi haftada üç kez tekrarlayın. Bir ayın sonunda ilk değişiklikleri fark edeceksiniz.

Göz altı torbaları
Her iki baş parmağınızı ensenizin üst tarafına bastırın. Diğer parmaklarınızı göz hizasında şakaklarınıza koyun. Şimdi parmaklarınızı şakaklardan baş parmaklarınıza doğru yumuşak hareketlerle geriye doğru itin. Tüm parmaklarınız kulaklarınızın arkasında toplandığında 5 saniye boyunca iki baş parmağınızla ensenize kuvvetli bir baskı uygulayın. Daha sonra parmaklarınızı rahat bırakın ve egzersize yeniden başlayın. Aynı hareketi 3 kez tekrarlayın.

Önerimiz: Eğer bu egzersizi haftada 3 kez tekrarlarsanız, ilk sonuçları bir ayın sonunda almaya başlarsınız.

Göz çevresi

Her iki elinizi rahat bir şekilde ellerinizin üstü dışarıyı gösterecek şekilde şakaklarınızın üzerine koyun. Ellerinizi kulak hizasına doğru çekerken yüzünüzün gerginleştiğini hissedeceksiniz. Bu sırada gözleriniz sıkıca kapalı olsun, öyle ki, göz kapaklarınızdaki titremeyi hissedin. Gerginliği çözdükten sonra egreszisi yeniden tekrarlayın.

Güzelliğin sırrı ne...

radyo-frekans

Cilt gençleştirmede yükselen trend: Radyo Frekans

Sonbaharla yoğunlaşan iş hayatınıza, yenilenmiş, ışıl ışıl  bir ciltle hazırlanın. Zamanı durduramasak da cildimizdeki olumsuz izlerini azaltabilir, oluşumlarını geciktirebiliriz. Modern tıbbın bu alandaki son buluşu radyo frekans, DERMAMED güvencesiyle ışıltılı bir cilde sahip olmak isteyen kadın ve erkeklerin hizmetinde   

Radyo dalgaları bu defa sağlık hizmeti vermek için hayatımıza giriyor. Kısaca, ‘radyo dalgalarının deri altı yapılardaki su moleküllerini hayata geçirerek sürtünme etkisi ve bölgesel ısınma oluşturarak kollajen üreticilerini tetiklemesi’ olarak tanımlayacağımız bu yöntemde, ısı verilen bölgede, kontrollü bir hasar oluşturularak dokunun kendini onarması ve yenilenmesi sağlanabiliyor. Uygulama emniyetli, sonuçlar, rahatça gözlenecek denli başarılı...

İşlem alanına göre 20 dk. ile 2 saat arası değişen uygulamada hedef, cilde sağlamlık, esneklik, gerginlik veren kollajenlerin artırılması. 5-10 seanslık kür olarak önerilen radyo frekans’ın  etkileri işlemden hemen sonra görülmeye başlamakla birlikte, asıl sonuçlar 1-2 ay sonra gözlenmekte.
 
Etkinliğini iki yıl kadar sürdüren radyo frekans tedavisi, hastalarda herhangi bir kesi veya ameliyat izi oluşturmaksızın uygulanan, cerrahi olmayan, ağrısız bir tedavi yöntemi. Bu sebepten cerrahi müdehalenin henüz erken olduğu, yıpranmış, yorgun ciltler için tercih ediliyor. Normal şartlarda 1-1.5 yıl sonra ikinci seansı uygulamak yetiyor.

Etki alanları çok geniş...

Radyo frekans, tüm yüz bölgesindeki ince kırışıklık ve çizgilerde, yanak bölgesinde daha belirgin olan yüz sarkmalarında, gıdı bölgesindeki sarkmanın iyileştirilmesinde, boyundaki yatay bantların giderilmesinde, karın ve kollardaki sarkma ve gevşekliklerin toparlanmasında etkili bir yöntem. Tabii önemli bir kullanım alanı da bölgesel incelme ve selülit tedavisi.

Güvenli ellerde güvenli sonuç

Medikal estetik tıp alanında öncü kuruluş DERMAMED Güzellik Merkezleri’nde deneyimli kişiler tarafından uygulanan bu yöntem, yan etkisi olmayışı ve sadece uyarı yöntemiyle tamamen doğal iyileştirme mekanizmasını harekete geçirmesi açısından son zamanların gözde anti aging uygulamaların başında geliyor.

DERMAMED Hakkında

Cilt sağlığınız ve güzelliğiniz için 7 şubesi ile 13 yıllık deneyimini paylaşan DERMAMED, estetik tıp alanındaki son yenilikleri bulabileceğiniz güvenilir adreslerin başında geliyor.
1994 yılında Dr. Levent Türbedar tarafından kurulan DERMAMED, medikal estetik uygulamaları Türkiye’ye getiren öncü merkezlerden biri. Etiler’deki ilk şubesinin ardından Kızıltoprak, Bakırköy, Çorlu, Bahçeşehir, Maçka ve Kemerburgaz şubeleri açılan DERMAMED, konusunda başarılı doktor ve estetisyenlerden oluşan 40 kişilik deneyimli kadrosu ile hizmet veriyor. 

Şişmanlatan virüs mü var?

siss
Yeni bir araştırma, aşırı şişmanlığa bir virüsün neden olduğu yönünde...
ABD'de insanların neden şişmanladığına ilişkin yapılan yeni bir araştırma, obeziteye bir virüsün neden olabileceğini ortaya koydu.

Yeni araştırmanın sonuçlarına göre, insan kök hücreleri, bilindik bir virüse maruz kaldığı zaman yağ hücrelerine dönüşüyor. Bu hücreler yalnızca değişmekle kalmıyor yağı da depolamaya başlıyor.

Bulgular, aşırı iştah ve hareketsizlikten bel bölgelerinin genişlemesinin nedenleri için yakın zamanda ortaya atılan kanıtlara yeni bir katkı olarak görülüyor.

Göz iltihabı ve soğuk algınlığına neden olan virüs ailesinden gelen 'Adenovirus-36' adlı bu virüsle obezite arasında yıllardır bağlantı kurmaya çalışan araştırmacılar, zayıflara nazaran şişmanların büyük bir kısmında bu virüsün olduğunu buldu.

Hayvanlara bu virüsü vererek şişmanlatan araştırmacılar, hatta bu virüsün içinde hayvanları obez yapan bir gen saptadı.

Louisiana eyaleti Pennington Biomedikal Araştırma Merkezi'nde araştırmayı yürüten heyetin başkanı Nikhil Dhurandhar, çalışmalarında insanlara bu virüsü ahlaki değerlerden dolayı veremeyecekleri için başka yollara başvurduklarını belirtti.

Liposuction yaptıran insanlardan alınan yağ hücrelerindeki yetişkin kök hücreleri çıkaran araştırmacılar, bu hücreleri laboratuvar ortamında bu virüse maruz bıraktı.

Yetişkin kök hücreleri yeniden üredi ve vücudun kendini iyileştirmesine yardımcı olacak farklı hücre türlerine dönüştü.

Virüse maruz kalan bu hücrelerin yarısından fazlasının yağ hücrelerine dönüştüğü saptandı.

Araştırmacılar, obezite için virütik bir neden teyit edildiği takdirde 5-10 yıl arasında insanların bu virüs yüzünden şişmanlamalarının önüne geçecek bir aşının geliştirilebileceğini belirtti.

Hamilelikte astıma dikkat

hamile00


Hamilelerin üçte birinde astım sorununun ortaya çıktığını belirten uzmanlar, hamilelik döneminde astım ve alerjik sorunlarla karşılaşılmaması için dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.

Kayseri Nuh Naci Yazgan Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Demirel, astım ve alerjik problemi olan kadınların hamilelik öncesinde gerekli testlerin yapılmasının uygun olacağını söyledi. Hastalığın duyarsızlaştırma yapılarak hamilelik sırasında oluşabilecek krize karşı önlem alınabileceğini altını çizen Dr. Demirel, bu işlemin hamilelik sırasında da yapılacağını kaydetti.

Ancak astım ve alerjik e karşı bir önlem veya test yapılmazsa bebeğin zarar görebileceğini ifade eden Dr. Demirel,
"Yapılan bir araştırmaya göre hamilelerin üçte birinde astım sorunu ortaya çıkıyor. Hamilelik döneminde özellikle güvenirliliğini kanıtlamamış ilaçların kullanılmaması gerekir. Annelerin gebelik döneminde yoğun sigara içmesi düşük riskini arttırabilir. Solunumu olumsuz etkilediği için evde sigara içilmemelidir. Astım nefes darlığı konusunda da anne adaylarının önceden test yaptırması gerekir" şeklinde konuştu.

Mantar hastalıklarından korunma yolları

ayaks Mantarlar, tıpkı bakteriler gibi normal koşullarda da vücutta bulunabilen mikroorganizmalardır. Havadan, topraktan, hayvanlardan ve diğer insanlardan bulaşabilir. Sıcak, nemli ve hava almayan ortamlarda kolay çoğalırlar. Ortak kullanılan yerler ve eşyalar mantarın yayılmasına sebep olabilir.

Vücudunuzda küçük, kepekli, beyaz, açık sarımsı, kahverengi ve koyu renkli lekeler, halk arasında ‘samyeli’ de denilen bir mantar hastalığı olabilir.

Tırnakta renk ve şekil değişikliği, kalınlaşma, tırnak mantarı belirtilerindendir. Tırnak mantarı en sık ayak baş parmağında ve erişkinlerde görülür. Genellikle ayak parmak aralarında kaşıntı, pullanma gibi belirtilerle seyreden ayak mantarlarını takiben gelişir.

Mantar hastalıkları, havuz, hamam, spor salonları, duş gibi mekanlardan ve ortak kullanılan havlu, terlik gibi eşyalardan kolaylıkla bulaşabilir. Farklı mantar tipleri farklı organ ve dokularda mantar enfeksiyonu oluşturabilir.

Mantardan korunmak için;

  • Ayaklarınızı her gün yıkayın.
  • Özellikle ayak parmak araları olmak üzere, ayaklarınızı tamamen kurulayın.
  • Yazın dar ve kapalı ayakkabı giymekten kaçının.
  • Pamuklu çoraplar giyin ve hergün çoraplarınızı değiştirin. Sentetik materyelllerden yapılmış çorapları giymeyin.
  • Mümkünse evde ayaklarınız açık olsun.
  • Başkasının havlu ve terliğini kullanmayın.
  • Tırnaklarınızı kısa tutun. Tırnaklarınızı deterjan ve kimyasal maddelerden koruyun.

  • Tedavi;

    Mantar enfeksiyonunun yeri ve şiddetine göre değişir. Doktor kontrolünde yapılmalıdır. Ağızdan alınan veya hastalıklı bölgeye sürülen ilaçlar kullanılabilir.

    İlaç kullanım süresini doktorunuz belirleyecektir. Eksik tedaviler mantarın kısa sürede tekrarlamasına yol açar. Tedavi sonrasında da mutlaka korunma önlemlerine dikkat etmeniz gerekir.



    Dr.Canan SAVAŞ
    Cilt Hastalıkları Uzmanı
    drcanansavas@kozmed.com
    www.kozmed.com