Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

BAKIMLI BAYAN

5 tane "erkek" etiketli yazı bulundu "erkek" tagli diger ogeler resimler , videolar

Erkek bebek neden iri doğar?

bebek001

Maaşallah!!!

Harvard Toplum Sağlığı Okulu ve İsveç’teki Karolinska Enstitüsü uzmanları tarafından yapılan araştırmada, erkek bebeğe hamile kadınların daha fazla enerjiye ihtiyaç duydukları için daha fazla yedikleri belirlendi.

Araştırmaya göre, erkek bebeğe hamile bu kadınlar, kız bebeğe hamile kadınlara göre, yüzde 10 oranında daha fazla kalori, yüzde 8 oranında daha fazla protein yakıyor, daha yüksek oranda karbonhidrat ile yağlı hayvansal ve bitkisel besinler tüketiyor.

Harvard’da görevli salgın hastalıklar uzmanı Rulla Tamimi, normalde bir erkek bebeğin kız bebekten daha ağır doğduğunu, elde ettikleri bulguların bunun nedenini daha iyi anlamalarını sağladığını belirtti.

ABD’de, hamileliklerinin 3 ile 6 ayı arasında olan 244 kadının yedikleri üzerinde çalışan araştırmacılar, erkek bebek bekleyen kadınların, muhtemelen cenin testislerinin salgıladığı erkeklik hormonundan dolayı daha fazla enerjiye ihtiyaç ihtiyaç duyuyor, bu da kadını daha çok yemeğe teşvik ediyor.

Bununla birlikte, erkek bebeğe hamile kadınların, bebeğin cinsinin annenin kilosunu etkilememesi nedeniyle, diğer hamile kadınlardan daha fazla kilo almadıkları belirtildi.

Yanlış seçim göz çevresindeki yağ butonlarını artırıyor

oz004 Göz çevresindeki yağ butonları, birçok kadın için sorun. Yağ butonları bulunanlara uzmanların ilk önerisi, kolesterollerine baktırmaları. Aşırı yağ butonu, yüksek kolesterol habercisi olabilir. Yanlış tercih edilen kremler de soruna zemin hazırlayabiliyor. Butonlarla başetmek için:
  • Göz makyajınızı uçucu yağlar, losyon veya jel şeklindeki göze özel üretilen temizleme ürünleriyle çıkarın.
  • Cilt bakımımıza göz ürünleriyle başlayın. Sonra cilt ürünlerine geçin.
  • Cilt için kullandığınız nemlendirici, serum ve gece kremini asla göz çevresine yaklaştırmayın.
  • Göz kremlerini kemik üzerinde göz çevresine sürün.
  • Kremin yüzde 70’ini kaz ayaklarına, yüzde 30’unu ise kaş altı ve gözaltına uygulayın.
  • Şişlik, morluk, yeni başlayan nemsizlik çizgileri için jel yapısında göz ürünlerini kullanmayı deneyin.
  • Yağlı ve yoğun ürünlerden sakının.

Mesude Erşan


Kaynak : Hürriyet

Kadınla erkeğin 46 farkı

46fark Ergenlik Sivilcesi: Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron hormonundan kaynaklanmaktadır. Bu hormon yağ bezlerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına,dolayısıyla da sivilceye neden olur.

Vücut Kokusu: Erkeklerin vücut kokusu kadınlardan çok daha güçlüdür.

Saldırganlık: Erkekler kadınlardan daha saldırgan olup bedensel güç kullanımına daha eğilimlidirler. Bunun açıklaması da testosterona bağlanmaktadır. Buna karşılık kadınlar kelimelerle saldırır ve savaşırlar.

Spor: Spor konusunda erkekler kadınlardan daha hızlıdır ancak kadınlar daha dayanıklıdırlar.

Kan: Erkeklerde 4.5,kadınlarda 3.6 litre kan vardır. Erkek kanı daha koyu kıvamlıdır, bir damlasında 1 milyon kan hücresi vardır. Toplam olarak erkeklerde 1 santimetreküp kanda 5 milyon alyuvar vardır, bu da kadınlara kıyasla yüzde yirmi fazlalık demektir. Erkeklerin tansiyonu da kadınlardan yüksektir: 140/88. Bu değer kadınlarda 130/80'dir.

AIDS: Her dört AIDS hastasından sadece biri kadındır. Nedeni ise kadınların baskın olan X krozomundan iki tane taşımasıdır. Çünkü bir sağlıklı, bir hasta gene sahip olsalar bile sağlıklı gen hasta gene baskın çıkar ve hasta değil taşıyıcı olurlar. Erkeklerde ise Y geni hastalıklı X genini baskılayamaz.

Yüzme Yeteneği: Kadınlar derilerinin altındakı yağ tabakası nedeniyle daha iyi yüzerler.

Yaş Dönümü: Kadınlar menopoz döneminde ateş basması, uykusuzluk, şişmanlama, gece terlemeleri ve vajina kuruluğu gibi belirtiler yaşarlar. Erkekler andropoz denen yaş döneminde hemen hemen hiçbir bedensel belirti yaşamazlar.

Vücut Isısı: Erkeklerin vücut ısısı kadınlardan daha yüksektir.

Su: Erkek vücudunun yüzde 60-70'i sudan ibarettir.Kadın vücudundaki su oranı ise yüzde 50-60 arasındadır.

Cinsel Organlar: Ana cinsel organlar erkekte vücudun dışında bulunur ve kolayca yaralanabilir. Kadında vücudun içine gizlenmiş olup korunmadadır.

İskelet: Erkeklerin omuzları daha geniş , kolları ve bacakları daha uzun, kemikleri daha ağır, eklemleri de daha büyüktür. Buna karşılık kadınların kalça kemikleri daha geniş, eklemleri daha esnektir.

Ses Telleri: Kadınların ses telleri daha kısa olduğundan sesleri daha tizdir.

Vücudun Ağırlık Noktası: Omuz ve kalça iskeletleri farklı olduğundan, kadınların ağırlık noktası erkeklerinkinden daha aşağıdadır.

Duyu Organları: Kadınların işitme ve koklama duyuları daha güçlüdür. Buna karşılık erkekler ışığa karşı daha hassastır. Erkek gözü ayrıntıları daha iyi seçer.

Enerji Harcaması: Erkekler hareketsiz halde, vücudun metrekaresi başına ortalama 39,5 kalori yakarlar. Kadınlar ise 37 kalori. Erkeğin günlük kalori ihtiyacı 2700 kalori, kadınınki 2000 kaloridir.

Yağ: Erkeklerde kadınlarınkinin yarısı kadar yağ dokusu vardır. Kadınlarda yağ dokusu vücudun yüzde 27'sini oluştururken, bu değer erkeklerde yüzde 15'tir. Kadın vücudunda erkeklerden 3,5 kg daha fazla yağ vardır. Yağ, erkeklerde karın bölgesinde toplanırken kadınlarda daha çok kalça, baldır ve göbekte yoğunlaşır.

Hastalıklar: Erkekler hayatları boyunca kadınlardan ortalama 40 gün daha az hastalanırlar.

Dirsek: Kadınlar erkeklere kıyasla kollarını dirsekten 6 derece daha fazla açabilirler.

Kromozomlar: Erkek ve dişilerde toplam 46 kromozom vardır. Bunların yarısı babadan, yarısı anneden gelir. Bu 46 kromozomun içinden iki tane cinsiyet hormonu vardır ki; bu erkekte XY, kadında XX olarak bulunur.

Saçlar: Kadınların saçları daha sık ve daha dirençlidir. Saç kökleri iki milim daha derinde olduğu için erkeğinki kadar çabuk dökülmez.

Deri: Erkeklerin toplam 1,8 metrekare, kadınların 1,6 metrekare derileri vardır. Kadını derisi daha ince ve kuru,bu yüzden de daha hassastır. Erkekte ter bezleri ve deri altı yağ bezleri daha fazla olduğundan derisi yağlıdır ve daha çok terler.

Mastürbasyon: Erkeklerin yüzde 93'ü, kadınların yüzde 62'si kendini mastürbasyonla tatmin eder.

Akciğerler: Erkeklerin akciğerleri kadınlarınkinden yüzde 50 daha geniş hacme sahiptir.

Yemek: Aynı kilodaki kişilerden, erkekler kadınlardan daha çok yemek ihtiyacı duyarlar; çünkü metabolizmaları daha hızlıdır.

Antikorlar: Kadınlar daha çok antikor üretirler, bu yüzden de erkeklere kıyasla bakteri ve virüs hastalıklarına daha seyrek yakalanırlar.

Ağlamak: Kadınlar erkeklerden 5 kat fazla ağlarlar. Genellikle de saat 19.00-22.00 arası.

Beyin: Erkek beyni yüzde 14 daha ağırdır. Buna karşılık kadınlarda iki yarım küre arasındaki iletişim daha iyidir.

Dölleyebilme Yeteneği: Erkekler ileri yaşa kadar, kadınlar ise menopoza (yaklaşık 50 yaş civarı) kadar dölleyebilme ve döllenebilme yeteneğine sahiptir. Erkeklerde sıcaklığın artışıyla dölleyebilme yeteneği azalır. Kadınların döllenmeye müsait oldukları en uygun olan oda sıcaklığı 17 derecedir.

Safrakesesi Taşı: Kadınların yüzde 20'sinde, erkeklerin yüzde 8'inde safrakesesi taşı oluşur.

Kalp Atışı: Erkeklerin kalbi daha büyüktür ve daha yavaş çarpar: Dakikada ortalama 72. Bu değer kadınlarda 80'dir.

Gelişme: Buluğ çağına kadar kızlar erkeklerden daha hızlı büyürler (10'a 8 oranında). Erkek çocuklar 14-15 yaşları arasında gelişmeye başlarlar ve 20 yaşına kadar bu büyüme gerçekleşebilir. Kız çocukları en hızlı 12-13 yaşları arasında gelişirken 17-18 yaşında bu gelişme durur.

Sıcaklık Duyarlılığı: Kadınlar kalın yağ dokuları nedeniyle soğuğa daha dayanıklıdırlar.

Yaşlanmak: Erkekler kadınlardan daha hızlı yaşlanırlar. 55 yaşındaki bir kadın bedensel gücünün yüzde 90'ına sahiptir. Oysa aynı yaştaki bir erkek gücünün sadece yüzde 70'ine sahiptir. 35 yaşındaki bir erkeğin damar sistemi 50 yaşındaki bir kadınınkine eşdeğerdir. Buna karşılık kadında sadece cilt daha ince olduğundan çabuk yaşlanıp kırışır. Kadınlar yaşlanma olayını psikolojik olarak erkeklerden çok daha kolay kabullenirler.

Kaslar: Erkekler kadınlardan yüzde 50 oranında fazla kas gücüne sahiptir. Buluğ çağında erkeklerde kas hücrelerinin sayısı 20 misli, kadınlarda 10 misli artar. Erkekler kadınlardan üçte bir oranında daha güçlüdürler.

Buluğ: Erkekler buluğ çağını 10-15, kadınlar 9-14 yaşları arasında yaşarlar.

Yaşam Süresi: Erkeklerin ortalama omrü 71,5 yıl, kadınların 78 yıldır.

Bacaklar: Erkeklerin bacakları daha uzun ve kaslıdır. Bu yüzden kadınlardan daha hızlı koşar, daha uzağa zıplarlar.

Vücut Ölçüleri: Erkek ortalama 175 cm boyunda ve 73,5 kg ağırlığındadır. Göğüs çevresi 98,5cm , beli 80,4cm'dir. Kadın ortalama 160 cm boyunda olup 61,2 kg'dir. Göğüs çevresi 90,1; kalça genişliği 96,5 cm; beli 74,3 cm'dir.

Adem Elması: Gırtlaktaki adem elması adlı çıkıntı sadece erkeklere hastır.

Solunum: Erkekler dakikada ortalama 16 kez soluk alıp verir. Kadınlar ise dakikada 20-22 kez soluk alıp verir. Her iki cinsin günde soludukları miktar ise aynı olup 12 bin litredir.

Cinsel Organda Tüylenme: Genital tüylenme, erkeklerde göbeğe kadar çıkarken kadınlarda göbeğin altında yatay bir çizgide biter.

Dişlerimiz nasıl çürür biliyormuyuz?

diss
İyi bir dişe sahip olmak için önce dişlerin nasıl çürüdüğünü öğrenin.
Mynet'ten Dt. Betül Yurteri diş sağlığı ve estetiği konusunda önemli bilgiler verdi. Dişlerin nasıl çürüdüğüne dair söyledikleri çok önemli..

Bakteri Kolonileri

Öncelikler, ağzınızda binlerce bakteri bulunur. Bu tamamen normal bir durumdur. Aslında bu bakterilerin çoğu faydalıdır. Ancak az bir miktar bakteri vardır ki bunlar çürüme sürecinde rol oynar. Özellikle sorumlu olan streptococcus mutans adlı bir bakteri, nişastalı yiyecekler bakımından zengin bir ortam bulduğunda hızla çoğalır ve büyük koloniler oluşturur. Karbonhidratlar olarak da bilinen ve pasta, ekmek, krakerler ve tatlılarda bulunan bu nişastalar, eğer düzenli olarak fırçalanıp temizlenmezse diş üzerinde plakları oluştururlar. Plak, tükürük, yemek artıkları ve bakterilerin karışımı olan yapışkan bir film tabakasıdır ve dişler üzerinde sürekli oluşur.

Streptococcus mutans her türlü karbonhidratı yer ama en çabuk yediği şekerdeki nişastadır. Ve şeker ne kadar rafine olursa, bakterinin bunu yeme hızı o kadar çabuktur. Bunun anlamı şudur: früktoz olarak bilinen meyvedeki doğal şekerler, bakteriler tarafından beyaz şeker kadar hızlı tüketilmez.

Bakteriler plaktaki şekeri yediklerinde kimyasal bir reaksiyon oluşur. Şekerler daha basit elemanlara ayrışır ve bu elemanlardan birisi de bir asittir (laktik asit). Lisedeki fen dersinde öğrendiğiniz gibi asit pek çok şeyi bozar; buna diş minesi de dahildir.

Sonuç olarak ağzınızdaki bakteriler, dişinizin üzerindeki plakların içindeki şekerle kendilerine ziyafet verir. Daha sonra üretilen asitler dişinizin minesini bozmak için çalışmaya başlar. Sonucunda dişinizin yüzeyi üzerinde asitlerin erittiği mineden dolayı bir delik oluşur. Artık bir oyuk vardır ve bu da diş çürüğünün görünen halidir. Bu bir kez oluştuğunda bizim için çürüme işlemini durdurmanın tek yolu, dişinizin çürümüş bölümünü temizleyerek buraya dolgu yapmaktır.

Bu hikayenin parlak bir tarafı var! Düzgün bir şekilde diş fırçaladığınız ve ip kullandığınızda dişlerinizin üzerinde çok az plak kalır ve bakterilerin de “dilediğince ye” türü bir açık büfesi olmaz. Bu, dişlerinizi üzerinde kolonileşemeyecekleri ve diş çürüğüne neden olan asitleri üretemeyecekleri anlamına gelir.

Mantar hastalıklarından korunma yolları

ayaks Mantarlar, tıpkı bakteriler gibi normal koşullarda da vücutta bulunabilen mikroorganizmalardır. Havadan, topraktan, hayvanlardan ve diğer insanlardan bulaşabilir. Sıcak, nemli ve hava almayan ortamlarda kolay çoğalırlar. Ortak kullanılan yerler ve eşyalar mantarın yayılmasına sebep olabilir.

Vücudunuzda küçük, kepekli, beyaz, açık sarımsı, kahverengi ve koyu renkli lekeler, halk arasında ‘samyeli’ de denilen bir mantar hastalığı olabilir.

Tırnakta renk ve şekil değişikliği, kalınlaşma, tırnak mantarı belirtilerindendir. Tırnak mantarı en sık ayak baş parmağında ve erişkinlerde görülür. Genellikle ayak parmak aralarında kaşıntı, pullanma gibi belirtilerle seyreden ayak mantarlarını takiben gelişir.

Mantar hastalıkları, havuz, hamam, spor salonları, duş gibi mekanlardan ve ortak kullanılan havlu, terlik gibi eşyalardan kolaylıkla bulaşabilir. Farklı mantar tipleri farklı organ ve dokularda mantar enfeksiyonu oluşturabilir.

Mantardan korunmak için;

  • Ayaklarınızı her gün yıkayın.
  • Özellikle ayak parmak araları olmak üzere, ayaklarınızı tamamen kurulayın.
  • Yazın dar ve kapalı ayakkabı giymekten kaçının.
  • Pamuklu çoraplar giyin ve hergün çoraplarınızı değiştirin. Sentetik materyelllerden yapılmış çorapları giymeyin.
  • Mümkünse evde ayaklarınız açık olsun.
  • Başkasının havlu ve terliğini kullanmayın.
  • Tırnaklarınızı kısa tutun. Tırnaklarınızı deterjan ve kimyasal maddelerden koruyun.

  • Tedavi;

    Mantar enfeksiyonunun yeri ve şiddetine göre değişir. Doktor kontrolünde yapılmalıdır. Ağızdan alınan veya hastalıklı bölgeye sürülen ilaçlar kullanılabilir.

    İlaç kullanım süresini doktorunuz belirleyecektir. Eksik tedaviler mantarın kısa sürede tekrarlamasına yol açar. Tedavi sonrasında da mutlaka korunma önlemlerine dikkat etmeniz gerekir.



    Dr.Canan SAVAŞ
    Cilt Hastalıkları Uzmanı
    drcanansavas@kozmed.com
    www.kozmed.com