Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

BAKIMLI BAYAN

7 tane "bilgi" etiketli yazı bulundu "bilgi" tagli diger ogeler resimler , videolar

Bayanların büyük korkusu selülit...

Sellülit neden oluşur?

aggu

Sellülit’in en temel nedeni, kadın vücudundaki yağ tabakalarının yapısal özelliğidir. Yağ dokusu erkeklerde yatay, kadınlarda dikeydir. Bu dikey yapı, yağ hücrelerinin kolayca birleşip birikmesine, yoğunlaşmasına ve deforme olmasına yol açar.



İkinci bir neden, kadın vücudunun su toplama özelliğidir. Bu eğilim sonucunda yağ hücrelerinin içinde zamanla sıvı toplanır. Giderek yağ hücreleri sertleşir ve kalınlaşır.



Beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam, kahve, sigara ve bedenin duruş bozuklukları sellülit’in işini kolaylaştırırlar. Bunlar tek başına sellülit’e yol açmazlar ancak eğilimi arttırırlar.

Yüzümüzde Sivilceler neden çıkar nasıl kurtuluruz?

ERGENLİK SİVİLCELERİ NEDEN ÇIKAR?



Bir çoğumuzun başına dert olan “Akne” veya “Ergenlik Sivilceleri”, cilt hekimlerinin en fazla uğraştığı konulardan birisidir. Nasıl oluştuğu, nedenleri, önlemleri, tedavi olanakları konusunda inanamayacağınız kadar çok araştırma yapılıyor. Buna rağmen, dünyanın her yanından, her renkten ve her ırktan insanların % 85’i bu sorunla karşılaşmaya devam ediyorlar.



Akne konusu birçoğumuzun zihnini kurcalar, kimimizi isyan ettirir, şansımıza küstürür. Tam kurtulduğumuzu düşündüğümüz bir anda, yeni bir akne çıkar ve tekrar tadımızı kaçırır. Erkekler için tıraş olmak bir ızdıraba dönüşür, kadınları ise ne makyaj, ne şıklık ve takılar aknenin olumsuz görüntüsünden kurtarmaya yetmez!



Ergenlik sivilceleri çok yönlü bir konu, yazmakla tükenecek gibi değil. Aynı aknelerin kendisi gibi! Bugün, bu sorunun kaynağına gitmek, aknenin nasıl oluştuğunu ve ona yol açan nedenlerden söz etmek istiyorum. Tedavi olanaklarını ise haftaya anlatacağım.



Akne nedir?



Akne kısaca, kıl köklerinin ve cildimizde bulunan yağ bezlerinin iltihaplanmasıdır. Yağ bezlerinin en yoğun olduğu yerler yüzümüz, göğsümüz ve sırtımızdır. Dikkat ederseniz, sivilceler en fazla bu bölgelerde çıkarlar. Aknelerin oluşmasında birbiriyle bağlantılı dört aşamayı aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:



1. Aşama: Yağ bezlerinin salgıladığı “sebum” artar

2. Aşama: Artan sebum sonucunda kıl kökleri ve yağ kanalı tıkanır (siyah noktaları oluşturur)

3. Aşama: Yağ kanalı içindeki mikroplar ve bakteriler çoğalır

4. Aşama :Enflamasyon oluşur yani şişme, kızarıklık ve iltihaplanma baş gösterir.



Yağ bezlerinin salgısı arttığında, ciltteki gözenekler tıkanır. Bundan sonra gözenekler genişler ve koyu renkli bir görünüm alır. Buna “siyah nokta” veya tıptaki adı ile “komedon” adı verilir. Gözenekler genişleyince içlerinde kir, sabun, makyaj artıkları, yağ ve ölü hücreler birikerek tıkanır. Tıkanan gözeneklerde yağ hapsolur ve bu defa gözenekler şişer. Bu tipik akne tablosudur. Sonra ne olur? Akne eninde sonunda patlar ve içindeki yağ ile ölü derileri dışarı atar. Hepimiz biliyoruz ki, aynı anda birçok sivilce birden çıkar; biri patlarken, diğeri olgunlaşır, bir diğeri yeni başlar ...



Kalıtım ve hormonlar:



Akneye yol açan birçok etken sıralayabiliriz; Kalıtım, hormonlar, çevre kirliliği, stres, bazı ilaçlar, yanlış cilt bakım ürünleri, makyaj malzemeleri, ısı ve nemde artış gibi. Ancak bunların adının “Ergenlik sivilceleri” olması boşuna değildir. Gerçi bazı insanlarda ergenlikten çok daha önce başlar ve ergenlikten sonra da yıllarca devam eder. Buna rağmen, ergenlikle birlikte harekete geçen hormonlar, aknenin temel nedenleri arasında yer alırlar. Çünkü ergenlik döneminde sexüel hormonların üretimi hızlanır. Bunlar erkeklerde “androjenler” denilen daha ziyade testesteron ve androtesteron; kızlarda “estrojen ve progesteron” dur. Erkek vücudunda az miktarda da olsa kadınlık hormonları, kadın vücudunda da aynı şekilde erkeklik hormonları bulunur. Ciltteki uyum ve dengeyi bu hassas denge sağlar. Ne yazık ki çoğumuzda bu denge mükemmel değildir. Bu nedenle akneler, siyah noktalar kolayca ortaya çıkarlar.



Hormonal dengesizlikler ve değişimler, kronik akneden, adet döneminde bir kaç sivilce çıkmasına kadar değişebilen cilt düzensizliklerine yol açarlar.



· Nedenler arasında saydığım gibi, akneleri başlatan en önemli etken, ciltteki sebum yani yağ salgısının artmasıdır. Sebum’un sorumlusu, Androjenler adını verdiğimiz her iki cinste de bulunan, erkeklik hormonlarıdır. Androjenlerin yükselmesi gözeneklerin genişlemesine yol açar.



· Kadınlık hormonu olan estrojeni dengeleyen progesteron da bir bakıma aynı şeyi yapar. Adet dönemi yaklaşırken vücudun su toplaması, şişmesi, terimizin farklı kokması, cildimizdeki gözeneklerin büyümesi, yağlanma, siyah noktaların artması, yükselen progesteron hormonu ile ilişkilidir.



· Sinirli yahut gergin olduğumuzda neden sivilceler çıkar diye sorabilirsiniz. Bunun nedeni de aynıdır. Stres androjenlerden bazılarını yükseltir.



· “Polikistik over” hastalığı kadın vücudunun normalden fazla erkeklik hormonu üretmesine yol açar. Bunun sonucunda cilt çok fazla sebum salgılar ve akneler ile birlikte kıllanma da görülür.



· Bazen kadınlık hormonlarından östrojenin eksikliği, vücuttaki erkeklik hormonunu dengelemeye yetmez. O zaman da aknelerle karşılaşırız.



· Bazı durumlarda, tüm hormonlar normal olduğu halde vücudumuz erkeklik hormonlarına karşı aşırı derecede hassas davranır ve tepki verir. Sonuçta yine kıllanma ve akneler görülür.



Akne için hormon tedavisine nadiren başvurulur. Çünkü hormon seviyeleri genellikle ergenlik çağından sonra düzene girer. Ama gerekli görülürse, hormon tedavisi ile sebum üretimi normal düzeylere çekilir ve siyah noktaların oluşumu, bunların akneye dönüşmesi engellenir.


Akneli cilde nazik davranın:



Akne büyük ölçüde kalıtsal ve hormonal bir sorun olmasına rağmen tedavi edilebilir. En önemlisi akneli cilde baştan itibaren doğru bakım yapmaktır. Bütün bunları size haftaya yazacağım. Yine de birkaç temel kuralı burada hatırlatmak istiyorum.



§ Her şeyden önce, Akneli ciltlerin normal ciltlerden daha hassas olduğunu unutmayın. Bu nedenle aşırı soyucu ve tahriş edici uygulamalardan kaçınmaya çalışın.

§ Akneli ciltlerin yağlı olduğuna aldanarak onu nemsiz bırakmayın.

§ Kullanılacağınız tüm makyaj malzemeleri, traş losyonları ve nemlendiricilerin hafif, yağsız ve hatta “oil-control” yani yağ dengesini koruyan cinsten olmasına dikkat edin.


Aknenin hiçbir zaman tek bir nedene bağlı olmadığını söylemeliyim. Genellikle bir dizi fonksiyon bozukluğunun sonucunda, cildin dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkarlar. Bu nedenle akneli cildi sadece doktorlara emanet edebilirsiniz.

AKNELİ CİLDİN BAKIMI



 

Sivilceli  cilt, normal ciltten daha hassastır.
13ghost
 

§         Cilt temizliğini önemseyin ama abartmayın. Akneli ciltlerin PH dengesi genellikle bozulur.  Bu dengenin yeniden kurulması  için PH 5-5 temizleyiciler kullanın.

 

§         Akneli ciltler için en uygun temizleyiciler, jel kıvamında olanlardır. Çünkü jel ciltten kolayca akar. Sabunlar suda o kadar kolay erimez. Ciltte artıkları kalır. Sonuçta siyah noktaların oluşmasına yol açar.

 

§         Siyah noktaların temizlenmesi yararlıdır. Ancak  cildi tahriş etmeden! Bunu da sadece deneyimli uzmanlar yapabilir.

 

§         Akneli cildin her zaman fırçalanması doğru değildir. Hasta fırçalamayı tercih ediyorsa,  sivilcelerin olmadığı zamanları seçmeli ve bu uygulamayı çok yumuşak hareketlerle yapmalıdır.

 

§         Sivilceleri kaşımak veya sıkmak yüzde kalıcı izler bırakabilir veya kılcal damar çatlamalarına yol açabilir.

 

§         Yüzlerinde akne olan erkeklerin, jilet yerine elektrikli tıraş makinesi kullanmaları gerekir. Jilet iltihaplı bir sivilceyi patlatabilir ve mikroplar cilde yayılabilir.

 

§         Elektrikli tıraş  makinesini kullanmadan önce, cilt kuru olmalı ve tıraş sırasında sivilcelere dokunulmamalıdır.Tıraştan sonra alkollü losyonlar yerine su bazlı  bir nemlendirici kullanmak gerekir.

 

§         Yağsız nemlendiriciler, akneli ciltleri sakinleştirir ve rahatlatır.

 

§         Yüzünüzü  yıkadıktan sonra, nemlendirici sürmek için 15 dakika kadar cildinizin kendine gelmesini bekleyin. Yeni yıkanan cilt gerildiği için, nemlendirici gereğinden fazla  emilebilir.

 

§         Akne ilaçlarını  kullandıktan sonra hemen makyaj yapmayın.  20-30 dakika  kadar ilaçların emilmesini bekleyin.

 

§         Cildiniz akneli ise, seçeceğiniz  makyaj malzemeleri daima  hafif ve yağsız olmalıdır.

Bayanlar vücudunuza yakışanı giyin

Vücudunuzun şekli nasıl olursa olsun, size yakışan bir tarz mutlaka vardır. İşte farklı vücut şekillerine göre giyim önerileri...k

Uzun ve inceyseniz
Bu vücut tipine sahip kadınlar hemen her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Mesela sezonun dar jean'leri, aşırı cafcaflı baskılar ve üste yapışan jarse elbiseleri tam size göre. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantolonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkat. Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir.

Kıvrımlı bir vücuda sahipseniz
Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. Vücudunuz kıvrımlıysa, sezonun trendleri tam size göre.

Armut modeliyseniz
Armut olarak tanımlanan vücut şekli, gerek Beyoncé, gerekse Jennifer Lopez sayesinde beğeni toplayan bir vücut tipi ve üstü ince ama basen ve poposu olan kadınları tarif etmekte kullanılıyor. Armut vücut şekline sahipseniz, kabarık eteklerden ziyade, üzerinize oturan ve düz inen etekleri tercih edin, özellikle çok yüksek topuklu çizme ve ayakkabılarla. Göğsünüzü ortaya çıkarmak için korse tipi üstler, oturuk ceketler veya önü açık bırakılmış bir bluzun içine giyeceğiniz balkonet tarzı sutyenler giyebilirsiniz. Evaze eteklerle boyundan bağlı elbiseler, yaz akşamları ve düğün gibi olaylar için yerinde bir seçim olacaktır. Ama fazla parıltılı kumaşlardan uzak durmakta fayda var, zira bunlara ışığı yansıtarak kıvrımlarınıza fazladan dikkat çeker.

Minyonsanız
Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Bu nedenle bacakları ortaya çıkarmanın zamanı. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları bir arada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar.

Hamileyseniz
Hamileyseniz, bol tunik ve elbiselerin altına saklanmayın. İyice açılıp saçılın da demiyoruz ama karnınızın şişkinliğini hafifçe belli eden giysiler şık duracaktır. Çapraz kesimler ve anvelop elbiseler gece giymek için uygundur. Ayrıca hamileliğin ileri safhalarında da giyilebilirler. Kısa üstlere fazla yanaşmayın. Bunun yerine karnınızı kapatacak ama saklamayacak uzunca üstleri tercih edin. Vücudunuza oturan bir şeyler giydiğinizde de, açık yakalı üstler giymeyin.

Yüzünüzdeki kırışıklıkları giderme yöntemleri...

Yorgun bir cilt, ince kırışıklıklar ve sarkmalar için mutlaka yapılması gereken şeyler vardır. Onları masajla yok etmeye ne dersiniz...krs

Başınızı dik tutun. Kollarınızı omuz hizasında kaldırın ve ellerinizi başınızın üzerine koyun. Baş parmaklarınızla başınızın arkasını bastırın, diğer dört parmağınız saç diplerinizin hizasında alın bölgesinde olsun. Şimdi dört parmağınızı, baş parmağınızın hizasına doğru baş derinizde kuvvetli bir basınç oluşturacak şekilde bastırın. Parmaklarınızı serbest bırakın ve aynı egzersizi üç kez tekrarlayın.

Önerimiz: Bu egzersizi haftada üç kez tekrarlayın. Bir ayın sonunda ilk değişiklikleri fark edeceksiniz.

Göz altı torbaları
Her iki baş parmağınızı ensenizin üst tarafına bastırın. Diğer parmaklarınızı göz hizasında şakaklarınıza koyun. Şimdi parmaklarınızı şakaklardan baş parmaklarınıza doğru yumuşak hareketlerle geriye doğru itin. Tüm parmaklarınız kulaklarınızın arkasında toplandığında 5 saniye boyunca iki baş parmağınızla ensenize kuvvetli bir baskı uygulayın. Daha sonra parmaklarınızı rahat bırakın ve egzersize yeniden başlayın. Aynı hareketi 3 kez tekrarlayın.

Önerimiz: Eğer bu egzersizi haftada 3 kez tekrarlarsanız, ilk sonuçları bir ayın sonunda almaya başlarsınız.

Göz çevresi

Her iki elinizi rahat bir şekilde ellerinizin üstü dışarıyı gösterecek şekilde şakaklarınızın üzerine koyun. Ellerinizi kulak hizasına doğru çekerken yüzünüzün gerginleştiğini hissedeceksiniz. Bu sırada gözleriniz sıkıca kapalı olsun, öyle ki, göz kapaklarınızdaki titremeyi hissedin. Gerginliği çözdükten sonra egreszisi yeniden tekrarlayın.

Yanlış seçim göz çevresindeki yağ butonlarını artırıyor

oz004 Göz çevresindeki yağ butonları, birçok kadın için sorun. Yağ butonları bulunanlara uzmanların ilk önerisi, kolesterollerine baktırmaları. Aşırı yağ butonu, yüksek kolesterol habercisi olabilir. Yanlış tercih edilen kremler de soruna zemin hazırlayabiliyor. Butonlarla başetmek için:
  • Göz makyajınızı uçucu yağlar, losyon veya jel şeklindeki göze özel üretilen temizleme ürünleriyle çıkarın.
  • Cilt bakımımıza göz ürünleriyle başlayın. Sonra cilt ürünlerine geçin.
  • Cilt için kullandığınız nemlendirici, serum ve gece kremini asla göz çevresine yaklaştırmayın.
  • Göz kremlerini kemik üzerinde göz çevresine sürün.
  • Kremin yüzde 70’ini kaz ayaklarına, yüzde 30’unu ise kaş altı ve gözaltına uygulayın.
  • Şişlik, morluk, yeni başlayan nemsizlik çizgileri için jel yapısında göz ürünlerini kullanmayı deneyin.
  • Yağlı ve yoğun ürünlerden sakının.

Mesude Erşan


Kaynak : Hürriyet

Kadınla erkeğin 46 farkı

46fark Ergenlik Sivilcesi: Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron hormonundan kaynaklanmaktadır. Bu hormon yağ bezlerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına,dolayısıyla da sivilceye neden olur.

Vücut Kokusu: Erkeklerin vücut kokusu kadınlardan çok daha güçlüdür.

Saldırganlık: Erkekler kadınlardan daha saldırgan olup bedensel güç kullanımına daha eğilimlidirler. Bunun açıklaması da testosterona bağlanmaktadır. Buna karşılık kadınlar kelimelerle saldırır ve savaşırlar.

Spor: Spor konusunda erkekler kadınlardan daha hızlıdır ancak kadınlar daha dayanıklıdırlar.

Kan: Erkeklerde 4.5,kadınlarda 3.6 litre kan vardır. Erkek kanı daha koyu kıvamlıdır, bir damlasında 1 milyon kan hücresi vardır. Toplam olarak erkeklerde 1 santimetreküp kanda 5 milyon alyuvar vardır, bu da kadınlara kıyasla yüzde yirmi fazlalık demektir. Erkeklerin tansiyonu da kadınlardan yüksektir: 140/88. Bu değer kadınlarda 130/80'dir.

AIDS: Her dört AIDS hastasından sadece biri kadındır. Nedeni ise kadınların baskın olan X krozomundan iki tane taşımasıdır. Çünkü bir sağlıklı, bir hasta gene sahip olsalar bile sağlıklı gen hasta gene baskın çıkar ve hasta değil taşıyıcı olurlar. Erkeklerde ise Y geni hastalıklı X genini baskılayamaz.

Yüzme Yeteneği: Kadınlar derilerinin altındakı yağ tabakası nedeniyle daha iyi yüzerler.

Yaş Dönümü: Kadınlar menopoz döneminde ateş basması, uykusuzluk, şişmanlama, gece terlemeleri ve vajina kuruluğu gibi belirtiler yaşarlar. Erkekler andropoz denen yaş döneminde hemen hemen hiçbir bedensel belirti yaşamazlar.

Vücut Isısı: Erkeklerin vücut ısısı kadınlardan daha yüksektir.

Su: Erkek vücudunun yüzde 60-70'i sudan ibarettir.Kadın vücudundaki su oranı ise yüzde 50-60 arasındadır.

Cinsel Organlar: Ana cinsel organlar erkekte vücudun dışında bulunur ve kolayca yaralanabilir. Kadında vücudun içine gizlenmiş olup korunmadadır.

İskelet: Erkeklerin omuzları daha geniş , kolları ve bacakları daha uzun, kemikleri daha ağır, eklemleri de daha büyüktür. Buna karşılık kadınların kalça kemikleri daha geniş, eklemleri daha esnektir.

Ses Telleri: Kadınların ses telleri daha kısa olduğundan sesleri daha tizdir.

Vücudun Ağırlık Noktası: Omuz ve kalça iskeletleri farklı olduğundan, kadınların ağırlık noktası erkeklerinkinden daha aşağıdadır.

Duyu Organları: Kadınların işitme ve koklama duyuları daha güçlüdür. Buna karşılık erkekler ışığa karşı daha hassastır. Erkek gözü ayrıntıları daha iyi seçer.

Enerji Harcaması: Erkekler hareketsiz halde, vücudun metrekaresi başına ortalama 39,5 kalori yakarlar. Kadınlar ise 37 kalori. Erkeğin günlük kalori ihtiyacı 2700 kalori, kadınınki 2000 kaloridir.

Yağ: Erkeklerde kadınlarınkinin yarısı kadar yağ dokusu vardır. Kadınlarda yağ dokusu vücudun yüzde 27'sini oluştururken, bu değer erkeklerde yüzde 15'tir. Kadın vücudunda erkeklerden 3,5 kg daha fazla yağ vardır. Yağ, erkeklerde karın bölgesinde toplanırken kadınlarda daha çok kalça, baldır ve göbekte yoğunlaşır.

Hastalıklar: Erkekler hayatları boyunca kadınlardan ortalama 40 gün daha az hastalanırlar.

Dirsek: Kadınlar erkeklere kıyasla kollarını dirsekten 6 derece daha fazla açabilirler.

Kromozomlar: Erkek ve dişilerde toplam 46 kromozom vardır. Bunların yarısı babadan, yarısı anneden gelir. Bu 46 kromozomun içinden iki tane cinsiyet hormonu vardır ki; bu erkekte XY, kadında XX olarak bulunur.

Saçlar: Kadınların saçları daha sık ve daha dirençlidir. Saç kökleri iki milim daha derinde olduğu için erkeğinki kadar çabuk dökülmez.

Deri: Erkeklerin toplam 1,8 metrekare, kadınların 1,6 metrekare derileri vardır. Kadını derisi daha ince ve kuru,bu yüzden de daha hassastır. Erkekte ter bezleri ve deri altı yağ bezleri daha fazla olduğundan derisi yağlıdır ve daha çok terler.

Mastürbasyon: Erkeklerin yüzde 93'ü, kadınların yüzde 62'si kendini mastürbasyonla tatmin eder.

Akciğerler: Erkeklerin akciğerleri kadınlarınkinden yüzde 50 daha geniş hacme sahiptir.

Yemek: Aynı kilodaki kişilerden, erkekler kadınlardan daha çok yemek ihtiyacı duyarlar; çünkü metabolizmaları daha hızlıdır.

Antikorlar: Kadınlar daha çok antikor üretirler, bu yüzden de erkeklere kıyasla bakteri ve virüs hastalıklarına daha seyrek yakalanırlar.

Ağlamak: Kadınlar erkeklerden 5 kat fazla ağlarlar. Genellikle de saat 19.00-22.00 arası.

Beyin: Erkek beyni yüzde 14 daha ağırdır. Buna karşılık kadınlarda iki yarım küre arasındaki iletişim daha iyidir.

Dölleyebilme Yeteneği: Erkekler ileri yaşa kadar, kadınlar ise menopoza (yaklaşık 50 yaş civarı) kadar dölleyebilme ve döllenebilme yeteneğine sahiptir. Erkeklerde sıcaklığın artışıyla dölleyebilme yeteneği azalır. Kadınların döllenmeye müsait oldukları en uygun olan oda sıcaklığı 17 derecedir.

Safrakesesi Taşı: Kadınların yüzde 20'sinde, erkeklerin yüzde 8'inde safrakesesi taşı oluşur.

Kalp Atışı: Erkeklerin kalbi daha büyüktür ve daha yavaş çarpar: Dakikada ortalama 72. Bu değer kadınlarda 80'dir.

Gelişme: Buluğ çağına kadar kızlar erkeklerden daha hızlı büyürler (10'a 8 oranında). Erkek çocuklar 14-15 yaşları arasında gelişmeye başlarlar ve 20 yaşına kadar bu büyüme gerçekleşebilir. Kız çocukları en hızlı 12-13 yaşları arasında gelişirken 17-18 yaşında bu gelişme durur.

Sıcaklık Duyarlılığı: Kadınlar kalın yağ dokuları nedeniyle soğuğa daha dayanıklıdırlar.

Yaşlanmak: Erkekler kadınlardan daha hızlı yaşlanırlar. 55 yaşındaki bir kadın bedensel gücünün yüzde 90'ına sahiptir. Oysa aynı yaştaki bir erkek gücünün sadece yüzde 70'ine sahiptir. 35 yaşındaki bir erkeğin damar sistemi 50 yaşındaki bir kadınınkine eşdeğerdir. Buna karşılık kadında sadece cilt daha ince olduğundan çabuk yaşlanıp kırışır. Kadınlar yaşlanma olayını psikolojik olarak erkeklerden çok daha kolay kabullenirler.

Kaslar: Erkekler kadınlardan yüzde 50 oranında fazla kas gücüne sahiptir. Buluğ çağında erkeklerde kas hücrelerinin sayısı 20 misli, kadınlarda 10 misli artar. Erkekler kadınlardan üçte bir oranında daha güçlüdürler.

Buluğ: Erkekler buluğ çağını 10-15, kadınlar 9-14 yaşları arasında yaşarlar.

Yaşam Süresi: Erkeklerin ortalama omrü 71,5 yıl, kadınların 78 yıldır.

Bacaklar: Erkeklerin bacakları daha uzun ve kaslıdır. Bu yüzden kadınlardan daha hızlı koşar, daha uzağa zıplarlar.

Vücut Ölçüleri: Erkek ortalama 175 cm boyunda ve 73,5 kg ağırlığındadır. Göğüs çevresi 98,5cm , beli 80,4cm'dir. Kadın ortalama 160 cm boyunda olup 61,2 kg'dir. Göğüs çevresi 90,1; kalça genişliği 96,5 cm; beli 74,3 cm'dir.

Adem Elması: Gırtlaktaki adem elması adlı çıkıntı sadece erkeklere hastır.

Solunum: Erkekler dakikada ortalama 16 kez soluk alıp verir. Kadınlar ise dakikada 20-22 kez soluk alıp verir. Her iki cinsin günde soludukları miktar ise aynı olup 12 bin litredir.

Cinsel Organda Tüylenme: Genital tüylenme, erkeklerde göbeğe kadar çıkarken kadınlarda göbeğin altında yatay bir çizgide biter.