Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

BAKIMLI BAYAN

10 tane "bayan" etiketli yazı bulundu "bayan" tagli diger ogeler resimler , videolar

Bayanların büyük korkusu selülit...

Sellülit neden oluşur?

aggu

Sellülit’in en temel nedeni, kadın vücudundaki yağ tabakalarının yapısal özelliğidir. Yağ dokusu erkeklerde yatay, kadınlarda dikeydir. Bu dikey yapı, yağ hücrelerinin kolayca birleşip birikmesine, yoğunlaşmasına ve deforme olmasına yol açar.



İkinci bir neden, kadın vücudunun su toplama özelliğidir. Bu eğilim sonucunda yağ hücrelerinin içinde zamanla sıvı toplanır. Giderek yağ hücreleri sertleşir ve kalınlaşır.



Beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam, kahve, sigara ve bedenin duruş bozuklukları sellülit’in işini kolaylaştırırlar. Bunlar tek başına sellülit’e yol açmazlar ancak eğilimi arttırırlar.

Yüzümüzde Sivilceler neden çıkar nasıl kurtuluruz?

ERGENLİK SİVİLCELERİ NEDEN ÇIKAR?



Bir çoğumuzun başına dert olan “Akne” veya “Ergenlik Sivilceleri”, cilt hekimlerinin en fazla uğraştığı konulardan birisidir. Nasıl oluştuğu, nedenleri, önlemleri, tedavi olanakları konusunda inanamayacağınız kadar çok araştırma yapılıyor. Buna rağmen, dünyanın her yanından, her renkten ve her ırktan insanların % 85’i bu sorunla karşılaşmaya devam ediyorlar.



Akne konusu birçoğumuzun zihnini kurcalar, kimimizi isyan ettirir, şansımıza küstürür. Tam kurtulduğumuzu düşündüğümüz bir anda, yeni bir akne çıkar ve tekrar tadımızı kaçırır. Erkekler için tıraş olmak bir ızdıraba dönüşür, kadınları ise ne makyaj, ne şıklık ve takılar aknenin olumsuz görüntüsünden kurtarmaya yetmez!



Ergenlik sivilceleri çok yönlü bir konu, yazmakla tükenecek gibi değil. Aynı aknelerin kendisi gibi! Bugün, bu sorunun kaynağına gitmek, aknenin nasıl oluştuğunu ve ona yol açan nedenlerden söz etmek istiyorum. Tedavi olanaklarını ise haftaya anlatacağım.



Akne nedir?



Akne kısaca, kıl köklerinin ve cildimizde bulunan yağ bezlerinin iltihaplanmasıdır. Yağ bezlerinin en yoğun olduğu yerler yüzümüz, göğsümüz ve sırtımızdır. Dikkat ederseniz, sivilceler en fazla bu bölgelerde çıkarlar. Aknelerin oluşmasında birbiriyle bağlantılı dört aşamayı aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:



1. Aşama: Yağ bezlerinin salgıladığı “sebum” artar

2. Aşama: Artan sebum sonucunda kıl kökleri ve yağ kanalı tıkanır (siyah noktaları oluşturur)

3. Aşama: Yağ kanalı içindeki mikroplar ve bakteriler çoğalır

4. Aşama :Enflamasyon oluşur yani şişme, kızarıklık ve iltihaplanma baş gösterir.



Yağ bezlerinin salgısı arttığında, ciltteki gözenekler tıkanır. Bundan sonra gözenekler genişler ve koyu renkli bir görünüm alır. Buna “siyah nokta” veya tıptaki adı ile “komedon” adı verilir. Gözenekler genişleyince içlerinde kir, sabun, makyaj artıkları, yağ ve ölü hücreler birikerek tıkanır. Tıkanan gözeneklerde yağ hapsolur ve bu defa gözenekler şişer. Bu tipik akne tablosudur. Sonra ne olur? Akne eninde sonunda patlar ve içindeki yağ ile ölü derileri dışarı atar. Hepimiz biliyoruz ki, aynı anda birçok sivilce birden çıkar; biri patlarken, diğeri olgunlaşır, bir diğeri yeni başlar ...



Kalıtım ve hormonlar:



Akneye yol açan birçok etken sıralayabiliriz; Kalıtım, hormonlar, çevre kirliliği, stres, bazı ilaçlar, yanlış cilt bakım ürünleri, makyaj malzemeleri, ısı ve nemde artış gibi. Ancak bunların adının “Ergenlik sivilceleri” olması boşuna değildir. Gerçi bazı insanlarda ergenlikten çok daha önce başlar ve ergenlikten sonra da yıllarca devam eder. Buna rağmen, ergenlikle birlikte harekete geçen hormonlar, aknenin temel nedenleri arasında yer alırlar. Çünkü ergenlik döneminde sexüel hormonların üretimi hızlanır. Bunlar erkeklerde “androjenler” denilen daha ziyade testesteron ve androtesteron; kızlarda “estrojen ve progesteron” dur. Erkek vücudunda az miktarda da olsa kadınlık hormonları, kadın vücudunda da aynı şekilde erkeklik hormonları bulunur. Ciltteki uyum ve dengeyi bu hassas denge sağlar. Ne yazık ki çoğumuzda bu denge mükemmel değildir. Bu nedenle akneler, siyah noktalar kolayca ortaya çıkarlar.



Hormonal dengesizlikler ve değişimler, kronik akneden, adet döneminde bir kaç sivilce çıkmasına kadar değişebilen cilt düzensizliklerine yol açarlar.



· Nedenler arasında saydığım gibi, akneleri başlatan en önemli etken, ciltteki sebum yani yağ salgısının artmasıdır. Sebum’un sorumlusu, Androjenler adını verdiğimiz her iki cinste de bulunan, erkeklik hormonlarıdır. Androjenlerin yükselmesi gözeneklerin genişlemesine yol açar.



· Kadınlık hormonu olan estrojeni dengeleyen progesteron da bir bakıma aynı şeyi yapar. Adet dönemi yaklaşırken vücudun su toplaması, şişmesi, terimizin farklı kokması, cildimizdeki gözeneklerin büyümesi, yağlanma, siyah noktaların artması, yükselen progesteron hormonu ile ilişkilidir.



· Sinirli yahut gergin olduğumuzda neden sivilceler çıkar diye sorabilirsiniz. Bunun nedeni de aynıdır. Stres androjenlerden bazılarını yükseltir.



· “Polikistik over” hastalığı kadın vücudunun normalden fazla erkeklik hormonu üretmesine yol açar. Bunun sonucunda cilt çok fazla sebum salgılar ve akneler ile birlikte kıllanma da görülür.



· Bazen kadınlık hormonlarından östrojenin eksikliği, vücuttaki erkeklik hormonunu dengelemeye yetmez. O zaman da aknelerle karşılaşırız.



· Bazı durumlarda, tüm hormonlar normal olduğu halde vücudumuz erkeklik hormonlarına karşı aşırı derecede hassas davranır ve tepki verir. Sonuçta yine kıllanma ve akneler görülür.



Akne için hormon tedavisine nadiren başvurulur. Çünkü hormon seviyeleri genellikle ergenlik çağından sonra düzene girer. Ama gerekli görülürse, hormon tedavisi ile sebum üretimi normal düzeylere çekilir ve siyah noktaların oluşumu, bunların akneye dönüşmesi engellenir.


Akneli cilde nazik davranın:



Akne büyük ölçüde kalıtsal ve hormonal bir sorun olmasına rağmen tedavi edilebilir. En önemlisi akneli cilde baştan itibaren doğru bakım yapmaktır. Bütün bunları size haftaya yazacağım. Yine de birkaç temel kuralı burada hatırlatmak istiyorum.



§ Her şeyden önce, Akneli ciltlerin normal ciltlerden daha hassas olduğunu unutmayın. Bu nedenle aşırı soyucu ve tahriş edici uygulamalardan kaçınmaya çalışın.

§ Akneli ciltlerin yağlı olduğuna aldanarak onu nemsiz bırakmayın.

§ Kullanılacağınız tüm makyaj malzemeleri, traş losyonları ve nemlendiricilerin hafif, yağsız ve hatta “oil-control” yani yağ dengesini koruyan cinsten olmasına dikkat edin.


Aknenin hiçbir zaman tek bir nedene bağlı olmadığını söylemeliyim. Genellikle bir dizi fonksiyon bozukluğunun sonucunda, cildin dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkarlar. Bu nedenle akneli cildi sadece doktorlara emanet edebilirsiniz.

AKNELİ CİLDİN BAKIMI



 

Sivilceli  cilt, normal ciltten daha hassastır.
13ghost
 

§         Cilt temizliğini önemseyin ama abartmayın. Akneli ciltlerin PH dengesi genellikle bozulur.  Bu dengenin yeniden kurulması  için PH 5-5 temizleyiciler kullanın.

 

§         Akneli ciltler için en uygun temizleyiciler, jel kıvamında olanlardır. Çünkü jel ciltten kolayca akar. Sabunlar suda o kadar kolay erimez. Ciltte artıkları kalır. Sonuçta siyah noktaların oluşmasına yol açar.

 

§         Siyah noktaların temizlenmesi yararlıdır. Ancak  cildi tahriş etmeden! Bunu da sadece deneyimli uzmanlar yapabilir.

 

§         Akneli cildin her zaman fırçalanması doğru değildir. Hasta fırçalamayı tercih ediyorsa,  sivilcelerin olmadığı zamanları seçmeli ve bu uygulamayı çok yumuşak hareketlerle yapmalıdır.

 

§         Sivilceleri kaşımak veya sıkmak yüzde kalıcı izler bırakabilir veya kılcal damar çatlamalarına yol açabilir.

 

§         Yüzlerinde akne olan erkeklerin, jilet yerine elektrikli tıraş makinesi kullanmaları gerekir. Jilet iltihaplı bir sivilceyi patlatabilir ve mikroplar cilde yayılabilir.

 

§         Elektrikli tıraş  makinesini kullanmadan önce, cilt kuru olmalı ve tıraş sırasında sivilcelere dokunulmamalıdır.Tıraştan sonra alkollü losyonlar yerine su bazlı  bir nemlendirici kullanmak gerekir.

 

§         Yağsız nemlendiriciler, akneli ciltleri sakinleştirir ve rahatlatır.

 

§         Yüzünüzü  yıkadıktan sonra, nemlendirici sürmek için 15 dakika kadar cildinizin kendine gelmesini bekleyin. Yeni yıkanan cilt gerildiği için, nemlendirici gereğinden fazla  emilebilir.

 

§         Akne ilaçlarını  kullandıktan sonra hemen makyaj yapmayın.  20-30 dakika  kadar ilaçların emilmesini bekleyin.

 

§         Cildiniz akneli ise, seçeceğiniz  makyaj malzemeleri daima  hafif ve yağsız olmalıdır.

Bayanlar vücudunuza yakışanı giyin

Vücudunuzun şekli nasıl olursa olsun, size yakışan bir tarz mutlaka vardır. İşte farklı vücut şekillerine göre giyim önerileri...k

Uzun ve inceyseniz
Bu vücut tipine sahip kadınlar hemen her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Mesela sezonun dar jean'leri, aşırı cafcaflı baskılar ve üste yapışan jarse elbiseleri tam size göre. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantolonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkat. Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir.

Kıvrımlı bir vücuda sahipseniz
Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. Vücudunuz kıvrımlıysa, sezonun trendleri tam size göre.

Armut modeliyseniz
Armut olarak tanımlanan vücut şekli, gerek Beyoncé, gerekse Jennifer Lopez sayesinde beğeni toplayan bir vücut tipi ve üstü ince ama basen ve poposu olan kadınları tarif etmekte kullanılıyor. Armut vücut şekline sahipseniz, kabarık eteklerden ziyade, üzerinize oturan ve düz inen etekleri tercih edin, özellikle çok yüksek topuklu çizme ve ayakkabılarla. Göğsünüzü ortaya çıkarmak için korse tipi üstler, oturuk ceketler veya önü açık bırakılmış bir bluzun içine giyeceğiniz balkonet tarzı sutyenler giyebilirsiniz. Evaze eteklerle boyundan bağlı elbiseler, yaz akşamları ve düğün gibi olaylar için yerinde bir seçim olacaktır. Ama fazla parıltılı kumaşlardan uzak durmakta fayda var, zira bunlara ışığı yansıtarak kıvrımlarınıza fazladan dikkat çeker.

Minyonsanız
Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Bu nedenle bacakları ortaya çıkarmanın zamanı. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları bir arada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar.

Hamileyseniz
Hamileyseniz, bol tunik ve elbiselerin altına saklanmayın. İyice açılıp saçılın da demiyoruz ama karnınızın şişkinliğini hafifçe belli eden giysiler şık duracaktır. Çapraz kesimler ve anvelop elbiseler gece giymek için uygundur. Ayrıca hamileliğin ileri safhalarında da giyilebilirler. Kısa üstlere fazla yanaşmayın. Bunun yerine karnınızı kapatacak ama saklamayacak uzunca üstleri tercih edin. Vücudunuza oturan bir şeyler giydiğinizde de, açık yakalı üstler giymeyin.

Yüzünüzdeki kırışıklıkları giderme yöntemleri...

Yorgun bir cilt, ince kırışıklıklar ve sarkmalar için mutlaka yapılması gereken şeyler vardır. Onları masajla yok etmeye ne dersiniz...krs

Başınızı dik tutun. Kollarınızı omuz hizasında kaldırın ve ellerinizi başınızın üzerine koyun. Baş parmaklarınızla başınızın arkasını bastırın, diğer dört parmağınız saç diplerinizin hizasında alın bölgesinde olsun. Şimdi dört parmağınızı, baş parmağınızın hizasına doğru baş derinizde kuvvetli bir basınç oluşturacak şekilde bastırın. Parmaklarınızı serbest bırakın ve aynı egzersizi üç kez tekrarlayın.

Önerimiz: Bu egzersizi haftada üç kez tekrarlayın. Bir ayın sonunda ilk değişiklikleri fark edeceksiniz.

Göz altı torbaları
Her iki baş parmağınızı ensenizin üst tarafına bastırın. Diğer parmaklarınızı göz hizasında şakaklarınıza koyun. Şimdi parmaklarınızı şakaklardan baş parmaklarınıza doğru yumuşak hareketlerle geriye doğru itin. Tüm parmaklarınız kulaklarınızın arkasında toplandığında 5 saniye boyunca iki baş parmağınızla ensenize kuvvetli bir baskı uygulayın. Daha sonra parmaklarınızı rahat bırakın ve egzersize yeniden başlayın. Aynı hareketi 3 kez tekrarlayın.

Önerimiz: Eğer bu egzersizi haftada 3 kez tekrarlarsanız, ilk sonuçları bir ayın sonunda almaya başlarsınız.

Göz çevresi

Her iki elinizi rahat bir şekilde ellerinizin üstü dışarıyı gösterecek şekilde şakaklarınızın üzerine koyun. Ellerinizi kulak hizasına doğru çekerken yüzünüzün gerginleştiğini hissedeceksiniz. Bu sırada gözleriniz sıkıca kapalı olsun, öyle ki, göz kapaklarınızdaki titremeyi hissedin. Gerginliği çözdükten sonra egreszisi yeniden tekrarlayın.

Hamilelikte astıma dikkat

hamile00


Hamilelerin üçte birinde astım sorununun ortaya çıktığını belirten uzmanlar, hamilelik döneminde astım ve alerjik sorunlarla karşılaşılmaması için dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.

Kayseri Nuh Naci Yazgan Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Demirel, astım ve alerjik problemi olan kadınların hamilelik öncesinde gerekli testlerin yapılmasının uygun olacağını söyledi. Hastalığın duyarsızlaştırma yapılarak hamilelik sırasında oluşabilecek krize karşı önlem alınabileceğini altını çizen Dr. Demirel, bu işlemin hamilelik sırasında da yapılacağını kaydetti.

Ancak astım ve alerjik e karşı bir önlem veya test yapılmazsa bebeğin zarar görebileceğini ifade eden Dr. Demirel,
"Yapılan bir araştırmaya göre hamilelerin üçte birinde astım sorunu ortaya çıkıyor. Hamilelik döneminde özellikle güvenirliliğini kanıtlamamış ilaçların kullanılmaması gerekir. Annelerin gebelik döneminde yoğun sigara içmesi düşük riskini arttırabilir. Solunumu olumsuz etkilediği için evde sigara içilmemelidir. Astım nefes darlığı konusunda da anne adaylarının önceden test yaptırması gerekir" şeklinde konuştu.

Mor Çatı'ya 664 başvuru

alkol Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfına bu yılın ilk 6 aylık döneminde şiddetle karşılaşan 664 kadının başvurduğu bildirildi.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfından yapılan açıklamada, başvuran 664 kadının yaklaşık yarısının yaşamları tehdit altında olduğu gerekçesiyle hemen bir sığınağa yerleşmek istediği ifade edildi.

İstanbul'daki sığınma mekanlarında sadece 200 kadına yer olduğu ve mevcut kapasitenin büyük bölümünün dolu olduğu belirtilen açıklamada, sığınağa yerleşemeyen kadınların, çocuklarıyla birlikte şiddet ortamına geri dönmek zorunda kaldıklarına işaret edildi.

AB standartlarına göre 17 bin kişinin yaşadığı her merkezde kadın ve çocuklar için en az bir sığınak bulunmasının gerektiği belirtilen açıklamada, “Türkiye'de Belediyeler Yasası'nın bu rakamı 50 bin olarak öngördüğü ancak uygulamada 2 milyon kişiye bir sığınak bile düşmediği” bildirildi.

6 aylık dönemde evsiz 42 kadının Mor Çatı'ya başvuru yaptığı ifade edilen açıklamada, başvuruda bulunan kadınların 45'inin boşanma, 86'sının avukat desteği, 43'ünün ise psikolojik yardım istediği anlatıldı.

Kadınların en çok dile getirdikleri sorunun fiziksel şiddet olduğu vurgulanan açıklamada, 6 aylık dönemde Mor Çatı'ya gelen kadınlardan birinin kulağının duymadığını, bir diğerinin şiddet nedeniyle çocuğunu düşürdüğünü, başka bir kadının ise şiddet nedeniyle yüzde 95 oranında görme yeteneğini yitirdiğini söylediği ifade edildi.

Bazı kadınların da cinsel şiddetle ilgili destek talep ettikleri kaydedilen açıklamada, Türkiye'de henüz kadına yönelik şiddetle mücadelede somut ve gerçekçi adımlar atılamadığı savunuldu.  

Mutluluğu yakalayamadım

mutl Ancak bu benim üçüncü evliliğim. Ama bunda da aradığım mutluluğu bulamadım. Neden derseniz, ilk evliliğimi çok genç yaşta ailemin zoruyla yapmıştım. Geçinemeyince, ben ayrıldım.

Ancak bu benim üçüncü evliliğim. Ama bunda da aradığım mutluluğu bulamadım. Neden derseniz, ilk evliliğimi çok genç yaşta ailemin zoruyla yapmıştım. Geçinemeyince, ben ayrıldım.

Daha sonra ikinci evliliğimi sevdiğim biriyle yaptım. Ama o da evli çıktı. Daha sonra da beni bırakıp yurtdışına çalışmaya gitti. Bir daha da dönmedi. Onu çok sevmiştim. Hálá da çok seviyorum. Şu anda gelse ve beni istese, hiç düşünmeden ona dönerim. Bu üçüncü evliliğimi ise, başımda bir erkek olsun diye yaptım. Ama o da sürekli içiyor, çalışmıyor ve sık sık beni dövüyor. Oysa ben çalışıyorum ve eve bakıyorum. Aslında ondan nefret ediyorum. Ama bana "Neden ayrılmıyorsun" diye soracak olursanız... Yalnızlık çok zor. 2,5 yıl yalnız yaşadım ve çok zorluklar çektim. Aynı şeyleri yeniden yaşamak istemiyorum. Ailemin yanına da dönemem. Onlar çok geri kafalıdır. Beni hemen ilk akıllarına gelenle, yeniden evlendirirler. Bu durumda ne yapacağımı gerçekten bilemiyorum. Lütfen bana bir yol göster.

RUMUZ: SÜRÜKLENEN BİR YAŞAM

Sevgili kızım, 25 yaşına kadar üç kez evlenmiş olman gerçekten çok zor koşullarda yaşadığını gösteriyor. Sanırım bu evliliklerini hep imam nikáhıyla yaptın, çünkü ikinci eşin için, "O da evli çıktı" diyorsun. Bu adamla evliliğinde de yaşadığın çileleri önemsemediğini çünkü 2,5 yıllık yalnızlıkta çok zorluklar yaşadığını söylüyorsun. Kızım, çalışmayan, hiç durmadan içen ve aklına estikçe seni döven bu adamın sana yaşattıklarından daha zor şartlar olabilir mi? Hem de nasıl olsa eve sen bakıyormuşsun. Sevmediğine göre, bu adamdan neden ayrılmayı düşünmüyorsun?.. Onun nesini çekiyorsun, anlayabilmiş değilim.

Yalnız yaşayan genç bir kadına çevreden rahat vermeyebilirler. Bu konuda haklısın. Ama yanlarına sığınabileceğin bir akraban, bir yakının, bir arkadaşın da mı yok? Nasıl olsa bu genç yaşta, daha aklı başında bir evlilik gerçekleştirebilirsin. Ancak bu defa, seçeceğin kişiyi biraz daha araştırmalı, yalnızlıktan kurtulmak için, ani karar vermemelisin. Üstelik de artık imam nikáhıyla değil, resmi nikáhla evlenmelisin. Bu zamanda yalnızca imam nikáhıyla evlilik olur mu? Nasıl buna razı oluyorsun anlamış değilim.

En ünlü 10 güzellik masalı

uzell Doğru bildiğiniz ama aslında yanlış olan güzellik sırlarını okuduğunuzda siz de şaşıracaksınız. İşte 10 güzellik yalanı.

‘Saçları günde 100 kez taramak, onları daha sağlıklı ve parlak yapar’: Yanlış

Saçlarınız, düzenli tarandıklarında daha sağlıklı olacaklar diye bir kural yok. Üstelik, düşük kaliteli fırçalar saç uçlarının kırılmasına yol açabiliyor.

Öneri: Saçlarınızı taradıktan sonra parmak uçlarınızla saç derinize masaj yaparsanız, bu şekilde kan dolaşımınız hızlanacak ve saç kökleriniz daha çok beslenecektir.

‘Karbonat, dişleri beyazlatır’: Doğru

Karbonat, bize ışıltılı dişler sağlar. Bunun için, diş fırçasına biraz karbonat döküp dişlerinizi 2-3 dakika fırçalayın, sonra ağzınızı suyla iyice çalkalayın.

Öneri: Dişleri karbonatla sık sık fırçalamak, dişin en üst tabakası olan minesini incelteceğinden, bu işlemi haftada bir kez yapmak yeterlidir.

‘Çay, gözdeki şişkinlikleri hemen indirir’: Doğru

Yorgun gözlerinize uygulayacağınız rahatlatıcı bir çay kompresi, kendinizi harika hissetmenizi sağlar. Çünkü, çayın dinlendirici ve şişkinlik giderici etkisi var.

Öneri: İki tane çay poşetinin üzerine sıcak su dökün ve biraz demlenmesini bekleyin. Soğuduktan sonra, gözlerinizin üstüne koyup beş dakika bekleyin.

‘Limon suyu saçın rengini açar’: Doğru

Doğal kumral olan saçlarınızın rengini, limon ve güneş ışınlarıyla daha da sarartabilirsiniz. Limon suyunu, üçte bir oranında normal suyla seyreltip saçınıza sürün ve güneş altında bir saat bekleyin.

Öneri: Bu işlem sadece doğal sarışınlarda ve kumrallarda işe yarar. Öte yandan, bu işlemi çok sık yapmamalısınız. Çünkü, limonun içeriğindeki asit, saçınızın tel tel olmasına ve mat görünmesine yol açabilir.

‘Vücudumuzdaki tüylerin jiletle alınması, onların daha gür çıkmalarına neden olur’: Yanlış

Tıraş edilmiş tüyler, kimi zaman ele daha gürmüş gibi gelir. Ama bunun nedeni, jiletle kesilmiş tüylerin uçlarının, jiletle kesilmemiş tüylerdeki gibi sivri değil de küt olmasıdır. Tüyler bir süre uzadıktan sonra, bu sertlik de ortadan kalkar.

Öneri: Tüylerinizi jiletle aldıktan sonra, o bölgeye nemlendirici bir krem sürerseniz, cildinizin kurumasını ve kaşınmasını önlemiş olursunuz.

‘Diş macunu, uçuk ve sivilcelere iyi gelir’: Yanlış

Diş macununun sivilceyi iyileştirdiği söylenir. Ama, macunun kurutucu özelliği olmasına rağmen, içerdiği ‘flor’ cildi tahriş edebilir.

Öneri: Uçuklar ve sivilceler için, bu konuda özel olarak geliştirilmiş ürünleri tercih etmelisiniz.

‘Havuç yemek, cildi güneş yanığına karşı korur’: Yanlış

Havuç yiyerek güneşin zararlı ışınlarından korunmamız mümkün değil. Güneşten zarar görmemek için, güneş ışınlarından ölçülü yararlanmalı ve yüksek koruma faktörlü güneş yağları kullanmalıyız.

Öneri: Havuç tek başına yeterli olmasa da, güneş kremiyle birlikte kullanıldığında harikalar yaratır. Çünkü, havuçtaki ‘beta-karoten’, bronzlaşmayı hızlandırır.

‘Dudak bakım kremleri bağımlılık yapar’: Yanlış

Dudak bakım kremlerine karşı bir bağımlılık gelişmez. Dudakların hassas derisinin kendi başına yağ üretme yeteneği yoktur. Dolayısıyla, düzenli olarak dudak bakım kremi kullanmanızda hiçbir sakınca yok.

Öneri: Güneşli havalarda, koruma faktörlü dudak bakım kremlerinden birini tercih edin ki, dudağınız zararlı ışınlara karşı da korunsun.

‘Limon suyu, çilleri ortadan kaldırır’: Yanlış

Limon suyu zaten ince olan cildi tahriş edebilir. Yüzünüzde çilleriniz varsa, yüksek koruma faktörüne sahip güneş kremleri kullanabilirsiniz.

Öneri: Limon suyunu, diz ve dirseklerinizdeki sertleşmiş bölgeleri yumuşatmak için kullanabilirsiniz.

‘Selülite karşı kahve için’: Doğru

Kahve, iki tarafı keskin bir bıçağa benzer: fazla içtiğiniz takdirde, cildinizin portakal kabuğu görünümü artabilir. Öte yandan, selülit önleyici kremlerin pek çoğunda bulunan kafein, zehirli maddeleri vücudumuzun problemli alanlarından atar ve bu can sıkıcı görünümden de kurtulmamızı sağlar.

Öneri: Kahve keyfiniz, günde iki fincanı aşmamalı. Uzmanlar, fazlasının selülite neden olabileceğini söylüyorlar.

'Kocan deli, dayağı yiyeceksin'

kocadov Türkiye'deki ilginç insan manzaraları yargıya yansıyor. Akli dengesi yerinde olmayan kocasından her gün dayak yiyen kadına karşı yargı çaresiz kaldı. Yargıtaya yansıyan davada "deli kocasından" dayak yiyen kadının şikayeti "akli dengesi bozuk, ceza veremeyiz" kararı çıktı.

Türkiye'deki ilginç insan manzaraları yargıya yansıyor. Akli dengesi yerinde olmayan kocasından her gün dayak yiyen kadına karşı yargı çaresiz kaldı. Yargıtaya yansıyan davada "deli kocasından" dayak yiyen kadının şikayeti "akli dengesi bozuk, ceza veremeyiz" kararı çektı.

Yargıtay'a yansıyan dava Sakarya'da yaşandı. Pamukova Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, K.Ö., kocasının kendisini dövdüğü, şiddet uyguladığı ve vücudunda yaranmalara neden olduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Görülen davada, K.Ö'nün şikayetçi olduğu eşinin akli dengesinin yerinde olmadığı tespit edildi. Mahkeme, bu nedenle şikayetçi eşin "kocamı benden uzaklaştırın" talebini, "akli dengesi bozuk olanların cezai ehliyeti olmadığı" gerekçesiyle reddetti.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi'ne temyize gelen dava için onama kararı çıktı. İlgili daire, iki yıllık eşine karşı “kasten etkili eylem” ve “ tehdit ve sövme” suçlarını işlediği iddiasıyla yargılanıp beraat eden koca hakkındaki kararı onayladı. Kararda, "Sanığın cezai ehliyetini ortadan kaldıracak derecede ‘Paranoid Sendrom” denilen akıl hastalığının tesbit edilmiş olduğu görülmüş. Sanığın eşine şiddet uyguladığının sabit olduğu ancak, adli tıp raporu doğrultusunda suç tarihi itibariyle cezai ehliyetine haiz olmadığı ve akıl hastalığı münasebetiyle kusurunun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın onanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir. denildi.”