Yüzümüzde Sivilceler neden çıkar nasıl kurtuluruz?
28 Şubat 2008 10:11 | keyifliblog | 2 yorum
| etiket:
bakım
,
bayan
,
bilgi
,
cilt
,
egzersiz
,
giysi
,
göz
,
güzellik
,
haber
,
ipucu
,
kadın
,
kırışıklık
,
kız
,
minyon
,
püf noktası
,
tedavi
,
temizlik
,
tip
,
çözüm
,
öneri
,
şık
ERGENLİK SİVİLCELERİ NEDEN ÇIKAR?
Bir çoğumuzun başına dert olan “Akne” veya “Ergenlik Sivilceleri”, cilt hekimlerinin en fazla uğraştığı konulardan birisidir. Nasıl oluştuğu, nedenleri, önlemleri, tedavi olanakları konusunda inanamayacağınız kadar çok araştırma yapılıyor. Buna rağmen, dünyanın her yanından, her renkten ve her ırktan insanların % 85’i bu sorunla karşılaşmaya devam ediyorlar.
Akne konusu birçoğumuzun zihnini kurcalar, kimimizi isyan ettirir, şansımıza küstürür. Tam kurtulduğumuzu düşündüğümüz bir anda, yeni bir akne çıkar ve tekrar tadımızı kaçırır. Erkekler için tıraş olmak bir ızdıraba dönüşür, kadınları ise ne makyaj, ne şıklık ve takılar aknenin olumsuz görüntüsünden kurtarmaya yetmez!
Ergenlik sivilceleri çok yönlü bir konu, yazmakla tükenecek gibi değil. Aynı aknelerin kendisi gibi! Bugün, bu sorunun kaynağına gitmek, aknenin nasıl oluştuğunu ve ona yol açan nedenlerden söz etmek istiyorum. Tedavi olanaklarını ise haftaya anlatacağım.
Akne nedir?
Akne kısaca, kıl köklerinin ve cildimizde bulunan yağ bezlerinin iltihaplanmasıdır. Yağ bezlerinin en yoğun olduğu yerler yüzümüz, göğsümüz ve sırtımızdır. Dikkat ederseniz, sivilceler en fazla bu bölgelerde çıkarlar. Aknelerin oluşmasında birbiriyle bağlantılı dört aşamayı aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
1. Aşama: Yağ bezlerinin salgıladığı “sebum” artar
2. Aşama: Artan sebum sonucunda kıl kökleri ve yağ kanalı tıkanır (siyah noktaları oluşturur)
3. Aşama: Yağ kanalı içindeki mikroplar ve bakteriler çoğalır
4. Aşama :Enflamasyon oluşur yani şişme, kızarıklık ve iltihaplanma baş gösterir.
Yağ bezlerinin salgısı arttığında, ciltteki gözenekler tıkanır. Bundan sonra gözenekler genişler ve koyu renkli bir görünüm alır. Buna “siyah nokta” veya tıptaki adı ile “komedon” adı verilir. Gözenekler genişleyince içlerinde kir, sabun, makyaj artıkları, yağ ve ölü hücreler birikerek tıkanır. Tıkanan gözeneklerde yağ hapsolur ve bu defa gözenekler şişer. Bu tipik akne tablosudur. Sonra ne olur? Akne eninde sonunda patlar ve içindeki yağ ile ölü derileri dışarı atar. Hepimiz biliyoruz ki, aynı anda birçok sivilce birden çıkar; biri patlarken, diğeri olgunlaşır, bir diğeri yeni başlar ...
Kalıtım ve hormonlar:
Akneye yol açan birçok etken sıralayabiliriz; Kalıtım, hormonlar, çevre kirliliği, stres, bazı ilaçlar, yanlış cilt bakım ürünleri, makyaj malzemeleri, ısı ve nemde artış gibi. Ancak bunların adının “Ergenlik sivilceleri” olması boşuna değildir. Gerçi bazı insanlarda ergenlikten çok daha önce başlar ve ergenlikten sonra da yıllarca devam eder. Buna rağmen, ergenlikle birlikte harekete geçen hormonlar, aknenin temel nedenleri arasında yer alırlar. Çünkü ergenlik döneminde sexüel hormonların üretimi hızlanır. Bunlar erkeklerde “androjenler” denilen daha ziyade testesteron ve androtesteron; kızlarda “estrojen ve progesteron” dur. Erkek vücudunda az miktarda da olsa kadınlık hormonları, kadın vücudunda da aynı şekilde erkeklik hormonları bulunur. Ciltteki uyum ve dengeyi bu hassas denge sağlar. Ne yazık ki çoğumuzda bu denge mükemmel değildir. Bu nedenle akneler, siyah noktalar kolayca ortaya çıkarlar.
Hormonal dengesizlikler ve değişimler, kronik akneden, adet döneminde bir kaç sivilce çıkmasına kadar değişebilen cilt düzensizliklerine yol açarlar.
· Nedenler arasında saydığım gibi, akneleri başlatan en önemli etken, ciltteki sebum yani yağ salgısının artmasıdır. Sebum’un sorumlusu, Androjenler adını verdiğimiz her iki cinste de bulunan, erkeklik hormonlarıdır. Androjenlerin yükselmesi gözeneklerin genişlemesine yol açar.
· Kadınlık hormonu olan estrojeni dengeleyen progesteron da bir bakıma aynı şeyi yapar. Adet dönemi yaklaşırken vücudun su toplaması, şişmesi, terimizin farklı kokması, cildimizdeki gözeneklerin büyümesi, yağlanma, siyah noktaların artması, yükselen progesteron hormonu ile ilişkilidir.
· Sinirli yahut gergin olduğumuzda neden sivilceler çıkar diye sorabilirsiniz. Bunun nedeni de aynıdır. Stres androjenlerden bazılarını yükseltir.
· “Polikistik over” hastalığı kadın vücudunun normalden fazla erkeklik hormonu üretmesine yol açar. Bunun sonucunda cilt çok fazla sebum salgılar ve akneler ile birlikte kıllanma da görülür.
· Bazen kadınlık hormonlarından östrojenin eksikliği, vücuttaki erkeklik hormonunu dengelemeye yetmez. O zaman da aknelerle karşılaşırız.
· Bazı durumlarda, tüm hormonlar normal olduğu halde vücudumuz erkeklik hormonlarına karşı aşırı derecede hassas davranır ve tepki verir. Sonuçta yine kıllanma ve akneler görülür.
Akne için hormon tedavisine nadiren başvurulur. Çünkü hormon seviyeleri genellikle ergenlik çağından sonra düzene girer. Ama gerekli görülürse, hormon tedavisi ile sebum üretimi normal düzeylere çekilir ve siyah noktaların oluşumu, bunların akneye dönüşmesi engellenir.
Akneli cilde nazik davranın:
Akne büyük ölçüde kalıtsal ve hormonal bir sorun olmasına rağmen tedavi edilebilir. En önemlisi akneli cilde baştan itibaren doğru bakım yapmaktır. Bütün bunları size haftaya yazacağım. Yine de birkaç temel kuralı burada hatırlatmak istiyorum.
§ Her şeyden önce, Akneli ciltlerin normal ciltlerden daha hassas olduğunu unutmayın. Bu nedenle aşırı soyucu ve tahriş edici uygulamalardan kaçınmaya çalışın.
§ Akneli ciltlerin yağlı olduğuna aldanarak onu nemsiz bırakmayın.
§ Kullanılacağınız tüm makyaj malzemeleri, traş losyonları ve nemlendiricilerin hafif, yağsız ve hatta “oil-control” yani yağ dengesini koruyan cinsten olmasına dikkat edin.
Aknenin hiçbir zaman tek bir nedene bağlı olmadığını söylemeliyim. Genellikle bir dizi fonksiyon bozukluğunun sonucunda, cildin dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkarlar. Bu nedenle akneli cildi sadece doktorlara emanet edebilirsiniz.
Bir çoğumuzun başına dert olan “Akne” veya “Ergenlik Sivilceleri”, cilt hekimlerinin en fazla uğraştığı konulardan birisidir. Nasıl oluştuğu, nedenleri, önlemleri, tedavi olanakları konusunda inanamayacağınız kadar çok araştırma yapılıyor. Buna rağmen, dünyanın her yanından, her renkten ve her ırktan insanların % 85’i bu sorunla karşılaşmaya devam ediyorlar.
Akne konusu birçoğumuzun zihnini kurcalar, kimimizi isyan ettirir, şansımıza küstürür. Tam kurtulduğumuzu düşündüğümüz bir anda, yeni bir akne çıkar ve tekrar tadımızı kaçırır. Erkekler için tıraş olmak bir ızdıraba dönüşür, kadınları ise ne makyaj, ne şıklık ve takılar aknenin olumsuz görüntüsünden kurtarmaya yetmez!
Ergenlik sivilceleri çok yönlü bir konu, yazmakla tükenecek gibi değil. Aynı aknelerin kendisi gibi! Bugün, bu sorunun kaynağına gitmek, aknenin nasıl oluştuğunu ve ona yol açan nedenlerden söz etmek istiyorum. Tedavi olanaklarını ise haftaya anlatacağım.
Akne nedir?
Akne kısaca, kıl köklerinin ve cildimizde bulunan yağ bezlerinin iltihaplanmasıdır. Yağ bezlerinin en yoğun olduğu yerler yüzümüz, göğsümüz ve sırtımızdır. Dikkat ederseniz, sivilceler en fazla bu bölgelerde çıkarlar. Aknelerin oluşmasında birbiriyle bağlantılı dört aşamayı aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
1. Aşama: Yağ bezlerinin salgıladığı “sebum” artar
2. Aşama: Artan sebum sonucunda kıl kökleri ve yağ kanalı tıkanır (siyah noktaları oluşturur)
3. Aşama: Yağ kanalı içindeki mikroplar ve bakteriler çoğalır
4. Aşama :Enflamasyon oluşur yani şişme, kızarıklık ve iltihaplanma baş gösterir.
Yağ bezlerinin salgısı arttığında, ciltteki gözenekler tıkanır. Bundan sonra gözenekler genişler ve koyu renkli bir görünüm alır. Buna “siyah nokta” veya tıptaki adı ile “komedon” adı verilir. Gözenekler genişleyince içlerinde kir, sabun, makyaj artıkları, yağ ve ölü hücreler birikerek tıkanır. Tıkanan gözeneklerde yağ hapsolur ve bu defa gözenekler şişer. Bu tipik akne tablosudur. Sonra ne olur? Akne eninde sonunda patlar ve içindeki yağ ile ölü derileri dışarı atar. Hepimiz biliyoruz ki, aynı anda birçok sivilce birden çıkar; biri patlarken, diğeri olgunlaşır, bir diğeri yeni başlar ...
Kalıtım ve hormonlar:
Akneye yol açan birçok etken sıralayabiliriz; Kalıtım, hormonlar, çevre kirliliği, stres, bazı ilaçlar, yanlış cilt bakım ürünleri, makyaj malzemeleri, ısı ve nemde artış gibi. Ancak bunların adının “Ergenlik sivilceleri” olması boşuna değildir. Gerçi bazı insanlarda ergenlikten çok daha önce başlar ve ergenlikten sonra da yıllarca devam eder. Buna rağmen, ergenlikle birlikte harekete geçen hormonlar, aknenin temel nedenleri arasında yer alırlar. Çünkü ergenlik döneminde sexüel hormonların üretimi hızlanır. Bunlar erkeklerde “androjenler” denilen daha ziyade testesteron ve androtesteron; kızlarda “estrojen ve progesteron” dur. Erkek vücudunda az miktarda da olsa kadınlık hormonları, kadın vücudunda da aynı şekilde erkeklik hormonları bulunur. Ciltteki uyum ve dengeyi bu hassas denge sağlar. Ne yazık ki çoğumuzda bu denge mükemmel değildir. Bu nedenle akneler, siyah noktalar kolayca ortaya çıkarlar.
Hormonal dengesizlikler ve değişimler, kronik akneden, adet döneminde bir kaç sivilce çıkmasına kadar değişebilen cilt düzensizliklerine yol açarlar.
· Nedenler arasında saydığım gibi, akneleri başlatan en önemli etken, ciltteki sebum yani yağ salgısının artmasıdır. Sebum’un sorumlusu, Androjenler adını verdiğimiz her iki cinste de bulunan, erkeklik hormonlarıdır. Androjenlerin yükselmesi gözeneklerin genişlemesine yol açar.
· Kadınlık hormonu olan estrojeni dengeleyen progesteron da bir bakıma aynı şeyi yapar. Adet dönemi yaklaşırken vücudun su toplaması, şişmesi, terimizin farklı kokması, cildimizdeki gözeneklerin büyümesi, yağlanma, siyah noktaların artması, yükselen progesteron hormonu ile ilişkilidir.
· Sinirli yahut gergin olduğumuzda neden sivilceler çıkar diye sorabilirsiniz. Bunun nedeni de aynıdır. Stres androjenlerden bazılarını yükseltir.
· “Polikistik over” hastalığı kadın vücudunun normalden fazla erkeklik hormonu üretmesine yol açar. Bunun sonucunda cilt çok fazla sebum salgılar ve akneler ile birlikte kıllanma da görülür.
· Bazen kadınlık hormonlarından östrojenin eksikliği, vücuttaki erkeklik hormonunu dengelemeye yetmez. O zaman da aknelerle karşılaşırız.
· Bazı durumlarda, tüm hormonlar normal olduğu halde vücudumuz erkeklik hormonlarına karşı aşırı derecede hassas davranır ve tepki verir. Sonuçta yine kıllanma ve akneler görülür.
Akne için hormon tedavisine nadiren başvurulur. Çünkü hormon seviyeleri genellikle ergenlik çağından sonra düzene girer. Ama gerekli görülürse, hormon tedavisi ile sebum üretimi normal düzeylere çekilir ve siyah noktaların oluşumu, bunların akneye dönüşmesi engellenir.
Akneli cilde nazik davranın:
Akne büyük ölçüde kalıtsal ve hormonal bir sorun olmasına rağmen tedavi edilebilir. En önemlisi akneli cilde baştan itibaren doğru bakım yapmaktır. Bütün bunları size haftaya yazacağım. Yine de birkaç temel kuralı burada hatırlatmak istiyorum.
§ Her şeyden önce, Akneli ciltlerin normal ciltlerden daha hassas olduğunu unutmayın. Bu nedenle aşırı soyucu ve tahriş edici uygulamalardan kaçınmaya çalışın.
§ Akneli ciltlerin yağlı olduğuna aldanarak onu nemsiz bırakmayın.
§ Kullanılacağınız tüm makyaj malzemeleri, traş losyonları ve nemlendiricilerin hafif, yağsız ve hatta “oil-control” yani yağ dengesini koruyan cinsten olmasına dikkat edin.
Aknenin hiçbir zaman tek bir nedene bağlı olmadığını söylemeliyim. Genellikle bir dizi fonksiyon bozukluğunun sonucunda, cildin dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkarlar. Bu nedenle akneli cildi sadece doktorlara emanet edebilirsiniz.
