| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BAKIMLI BAYAN

Buzlu kahve içerken bir kez daha düşünün!

buzlu Dünya Kanser Araştırma Fonu (WCRF) adlı kanserle mücadele kuruluşu, sayıları giderek artan zincir kahve salonlarında satılan bazı buzlu kahvelerin, mükellef bir yemekten daha fazla kalori içerdiği uyarısında bulundu.

WCRF, bu alanda yaptığı araştırmaya göre, bazı buzlu kahvelerin 561 kaloriye ulaştığını, bazılarının 450 kalori olduğunu, çoğunluğunun ise 200 kaloriyi geçtiğini belirterek, şeker, yağlı süt ve kaymakla hazırlanan bu soğuk içeceklerin verdiği aşırı kaloriye dikkati çekti.

Bu buzlu içeceklerin bir kadının günlük kalori gereksiniminin dörtte birinden fazlasına karşılık geldiği uyarısında bulunan kanser kuruluşu, buzlu kahvelerin yarım yağlı sütle hazırlananlarının bile yüksek oranda kalori içerdiğine işaret etti.

WCRF, sigara alışkanlığının terk edilmesinden sonra, "kanserin önlenmesinde sağlıklı kilo muhafazasının, yani kalori alımının" öneminin altını çizerek, bu yıl sadece Birleşik Krallık'ta 19 bin kanser vakasının eğer insanlar normal kilolarını aşmazlarsa önlenebileceği uyarısında bulundu.

Eğer kahve içilecekse, şekersiz ve yağsız sütle hazırlanmış olanının tercih edilmesi gerektiğini belirten WCRF, sıradan bir küçük kahvenin sadece 4 kalori, buzlu Amerikan kahvesinin 11 kalori, yağsız sütle hazırlanmış buzlu kahvenin de 68 kalori olduğunu kaydetti.

Kadınların yaptırması gereken 10 test

Her kadının mutlaka yaptırması gereken, yaşamsal önem taşıyan 10 test ve tanı yöntemlerini öğrenmek ister misiniz?

Günümüzde ölümcül hastalıkların tedavisi bile mümkün. Ancak bunun için erken tanı şart. Erken tanıya giden yol ise, yaşamsal önem taşıyan testler. İşte her kadının mutlaka yaptırması gereken 10 test ve tanı…

Mamografi ile meme kanserinde erken teşhis

Özellikle meme kanseri, erken tanı ile ölümcül bir hastalık olmaktan çıktı. Bunun için kadınların 20 yaşından sonra her iki memesini de ayda bir kez kontrol etmesi ve 2-3 yılda bir doktor muayenesinden geçmesi gerekli. Meme muayenesinin olmazsa olmazı mamografi… Kadınlar, 40 yaşından itibaren her yıl mamografi çektirmeli ve eğer birinci derece akrabalarda meme kanseri varsa, sıkı takip altında olmalı. Mamografide, düşük doz x-Ray, yani iyonizan radyasyon üreten bir tüp ile meme inceleniyor. İnceleme için hasta mamografi denilen röntgen cihazının önüne oturtuluyor. Meme x ışınına duyarlı bir levha üzerine yerleştirilerek sıkıştırılıyor. Ardından radyasyon verilerek, her iki memenin iç yapısının görüntüleri filmde oluşturuluyor. Mamografi, meme kanserini henüz ele gelen bir kitle olmadan, yani kireçlenme aşamasındayken tespit edilebiliyor. Bu sayede meme kanseri çok erken evrede tedavi edilebiliyor.

Tonometre ile körlük engelleniyor

Glokom, halk arasındaki adıyla ‘göz tansiyonu’, yaptığı sinir hasarı ile körlüğe neden olabilen bir göz hastalığı. İlaç tedavisi ve lazer ile körlüğün önüne geçiliyor, ancak bu da erken teşhis ile mümkün. Körlük riskine karşı glokomun rutin muayenelerine en geç 40 yaşında başlanmalı. Ancak ailede glokom hastası varsa bu testler daha erken yaşlara alınmalı. Göz içi basıncında genel adı tonometre olan cihazlara başvuruluyor. Retina kontrolünde, gözün arka bölümünü görebilmek için gözbebeği damla formundaki ilaçlarla genişletiliyor. Göz içi basıncı, tonometre cihazından kontrollü bir şekilde hava püskürtülmesiyle ölçülüyor.

Eforla kalp sorunları belirleniyor

40 yaşını geçmiş her kadın senede bir kez kardiyolojik check-up’tan geçmeli. Ailede kalp krizi hikayesi bulunanlar için ise bu daha erken yaşlarda başlamalı. Efor testi, bu yaşamsal önem taşıyan check-up’ta başvurulan yöntemlerden biri. Test, çoğunlukla koşu bandında uygulanıyor. Yaklaşık 10 dakika süren test sırasında kalp ve kalp kapaklarının durumu ile işleyişi hakkında bilgi veren EKG sürekli izleniyor, belirli aralıklarla damar basıncı ölçülüyor. Efor testi egzersizi ritim ve ileti bozukluklarını araştırmak amacıyla yapılıyor. Bu sayede kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları da ciddi boyutlara ulaşmadan tedavi edilebiliyor.

Smear ile rahim ağzı kanserine son

18 yaşını aşmış ve aktif cinsel yaşamı olan her kadın yılda bir kez düzenli olarak pap smear testi yaptırmalı. Çünkü bu test sayesinde jinekolojik kanserler arasında 2. sırada yer alan rahim ağzı kanseri, çok erken safhada teşhis edilebiliyor. Muayene sırasında, özel bir fırça yardımıyla rahim ağzı bölgesinden hücre sürüntüsü alınıyor. Bu sürüntüler patoloji laboratuarlarında inceleniyor. İnce yayma tekniğiyle, rahim ağzı kanserine yol açan Human Papilloma virüsü tespit ediliyor.

Yılda bir kez ultrason

Kadın hastalılarında erken tanı için gerekli en önemli yöntemlerden biri de vajinal ultrason. Yakınması olsun veya olmasın her kadın yılda bir kez ultrason muayenesinden geçmeli. Vajinal yolla yapılan ultrasonda, iç organlar çok daha net bir şekilde izleniyor. Yumurtalıkları ve rahmi daha iyi görebilmek için ince bir sonda vajinaya yerleştiriliyor. Ekranda beliren görüntü, kadının sağlığı hakkında bilgi veriyor. Jinekolojik ultrason ile karın organları, özellikle de rahim, yumurtalıklar ayrıntılı bir şekilde değerlendiriliyor. Rahmin yapısı, pozisyonu, büyüklüğü, rahimden kaynaklanmış tümörler, miyomlar saptanabiliyor. Bunların yanı sıra rahim içi zarı, yani endometrium değerlendirmesi de yapılıyor. Aynı şekilde yumurtalıkların yapısı, yumurta geliştirme kapasiteleri, yumurtalık kistleri saptanabiliyor.

Yılda bir kez cilt muayenesi kanseri önlüyor

Her yıl düzenli olarak dermatoloji uzmanının kapısını çalmak da, sağlık için yaptırılması gereken testlerin bir parçası. Özellikle vücutta bulunan çok sayıda ben ve ailedeki cilt kanseri hikayeleri, muayenenin önemini daha da artırıyor. Çünkü benler, ölümcül bir kanser türü olan melanom riski taşıyor. Melanomda yeni tanı yöntemi, dijital dermatoskopi. Bu yöntemde yağlanmış deri yüzeyi ışıklı bir büyütme sağlayan dermatoskop ile inceleniyor. Vücuttaki benlerin haritası oluşturularak noktasal lokalizasyonlar belirleniyor. Ardından her bir ben için dermatoskopik görüntü alınıyor ve kaydediliyor. Böylece bir sonraki kontrolde elde edilecek görüntüyle karşılaştırma şansı sağlanıyor. Bunların yanı sıra dijital dermatoskop, benlerde izlenen şüpheli değişiklikleri de gösteriyor. Bu test ile cilt üzerindeki değişiklikler, kanserleşmeden tespit edilebiliyor.

Kan tahlilleri sağlığı ele veriyor

Düzenli olarak yaptırılan kan tahlilleri, genel sağlık durumu hakkında bilgi veriyor. Herhangi bir yakınma olmasa da, kişilerin 35 yaşından itibaren 2 yılda bir kan tahlili yaptırmasında yarar var. Damardan kan örneği alındıktan sonra laboratuarlarda alyuvar ve akyuvarların durumuna bakılıyor, lökositler inceleniyor. Testlerden alınan sonuçlara bakılarak vücutta enfeksiyon ve alerjik bir durum olup olmadığı tespit edilebiliyor. Kolesterol ve kan şeker değerleri hakkında bilgi ediniliyor.

Menopozda kemik yoğunluğu ölçümü önemli

Menopoz ile kendini gösteren kemik kırılmaları riski, osteoporoz tanısı ile konuyor. Özellikle ailede osteoporoz hastasının varlığı, kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önemini artırıyor. Kemik mineral yoğunluk ölçümü, hiçbir hazırlık gerektirmeden, vücuda bir zarar vermeden, özel bilgisayar programı ve hassas ölçüm yapan dansitometri cihazlarıyla yapılıyor. Bu yöntemle vücudunuzdaki kemik yoğunluğu ölçülerek kemik erimesi riski tespit ediliyor. Erken teşhis sayesinde, ileri yaşlarda ciddi ve yaşamsal problemlere yol açan kırıkların oluşması önlenebiliyor.

Ağız ve diş sağlığı için tükürük testi

Diş ve diş eti hastalıkları, dünyada ve Türkiye’de önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Dişlerde ciddi bir sorunla karşılaşmamak için her yıl düzenli olarak diş hekimi ziyaret edilmeli. Diş ve diş eti problemlerinin tespitinde, doğal bir koruyucu olan tükürüğün teste dilmesi önemli. Bu test için tükürüğünüzün incelenmesi yeterli. Testte tükürüğün kimyasal ve mikrobiyolojik yapılarına bakılıyor. Bu sayede çürüklerin önemli bir sağlık sorununa neden olması önleniyor.

Kolon kanseri önlenebiliyor

Kolon kanseri, en sık görülen kanser türleri arasında 3. sırada yer alıyor. Sinsi tehlike, özellikle 50 yaş ve üzerindekileri tehdit ediyor. Kolon kanseri önlenebilir kanserler arasında. Ancak bunun için 50 yaşından sonra 2 ila 5 yılda bir düzenli olarak kolonoskopi yönteminden yararlanılmalı. Kolonoskopiyle kalın bağırsağın tümü incelenebiliyor. Çekim sırasında hastalar tomografi cihazına yatırılıyor ve kalın bağırsağa hava verilerek iç bölgenin görülmesi sağlanıyor. İşlem sonunda verilen hava geri alınıyor. Kolonoskopi yöntemiyle hekim ileride tümöre dönüşebilecek polipleri teşhis edebiliyor. Poliplerin cerrahi yöntemlerle alınması sayesinde, kolon kanseri oluşma riski önlenmiş oluyor.

Lazer epilasyon nasıl yapılır...

Lazer epilasyon isminden de anlaşıldığı üzere derinin altında bulunan kıl köklerinin lazer ışığı ile yakılmasıdır. Lazer ışığı üreten cihazlar ile lazer, kıl köklerine uygulanır. Burada ışık derinin üzerinde birikmeden kıl köklerine inerek canlı olan kıl köklerini yakar.

Lazer epilasyonda tek seans yeterli olmamaktadır. Bunun sebebi ise kıllar tek köklü değildir. Her seansta kıl köklerinin %20 ila %40′ı kaybolur. Kalan köklerden ise kıllar tekrardan çıkar fakat her seansta yeni çıkan kıllar incelir. 4 ila 8 seans arası ise kıllardan tamamen kurtulunur.

Lazer epilasyonun etkili olabilmesi için kılın koyu renkte olması gerekmektedir. Koyu renkteki kıl lazeri iyi emer. Bu nedenle lazer epilasyon açık tenli ve koyu renk tüylere sahip kişilerde daha etkili sonuç verir.

Aynı anda birden fazla kıl köküne uygulanabildiği için diğer epilasyon türlerine göre oldukça hızlıdır. Bu nedenle de ücretlendirmesi süre ile değil genel olarak uygulanan bölge bazında yapılır. Yüze uygulanırken mutlaka koruyucu gözlük takılmalıdır.

Sivilcelerin tedavisi var mı?

Sivilce tedavi edilebilir bir hastalıktır. Yüzdeki yağ kanallarının tıkanmasına engel olan ve tıkanıklıkları açar bir takım sürme ilaç ve jeller, a vitamini türevi ilaçlar, ciltte sivilce oluşmasını sağlayan mikropları öldüren antibiyotik ilaçlar sivilce tedavisinde kullanılabilir.

Evde ve güzellik salonlarında uygulanan sivilce tedavi yöntemleri tedavi edici özellikte değildir. Sivilceleri yok eden bir takım kozmetik ürünler yağ kanallarının içine girerek mikropları öldürme gibi etkileri yoktur. Sağlıklı bir tedavi için bir dermatoloğa görünmeniz gerekir.

Sivilceyi sıkmak doğru mudur?

Sivilcelerin sıkılmaması gerekir. Sivilceleri sıkmak yağlanmanın diğer dokulara yayılmasına sebep olur. Buda ciltte iz kalmasına yol açar.

Stres sivilce yapar mı?

Stres sivilcelerin artmasına sebep olur. Stres ciltteki yağlanmayı artırdığından sivilceleri de artırır.

Sivilce oluşumunda temizliğin önemi nedir?

Sivilce ciltteki aşırı yağlanma ile oluşur. Sivilceli hastanın yüzünü normalden fazla yıkaması yağlanmayı azaltmaz. Cildi kuruttuğu içib sabun benzeri temizleyiciler kullanılabilir. Nemlendirici ve benzeri ürünlerin mutlaka yağsız olanları kullanılmalıdır. Fondoten ve pudra gibi kozmetik ürünler kullanılmamalı, kullanılacaksa bile bunların yağ içermeyen çeşitleri kullanılmalıdır.

Sivilce izlerinin tedavisi

Sivilceler tedavi edildikten sonra eğer ciltte çukur biçminde izler kaldıysa lazer tedavisi yapılabilir.Bir çok lazerle tedavi şekli vardır. Genel olarak lazer tedavisi ile izler %50 ile %80 arası düzeltilebilir.

Aman bayanlar varislere dikkat!

Uzmanlar, başka faktörlerle de birleşen varisin hayatı risk oluşturabileceğini açıkladı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Bengisun, tek başına varisin bir risk faktörü olmadığını, ancak başka faktörlerle birleşince hayati risk oluşturabileceğini belirterek, ''Kişinin varislerinin olması ve hareket kısıtlılığı, önemli bir risk faktörüdür'' dedi. Bengisun, toplardamarın uzayıp kıvrılması, genişlemesi ve deri altında mavi-yeşil kesecikler halinde belirginleşmesi şeklinde ortaya çıkan

Kadınların ömrü kısalıyor!

h
Amerika'da kadınların yüzde 12'sinin, yaşadığı bölgelerde yaşam beklentisinin 1980'lerdekinin altına düştüğü bildirildi.

Düşüşün diyabet, akciğer kanseri, amfizem, böbrek yetmezliği gibi hastalıklara bağlı ölümlerin artmasından kaynaklandığı düşünülüyor.

Washington Post Gazetesinin haberine göre özellikle kırsal ve düşük gelirli yerleşim yerlerinde kadınlardaki yaşam beklentisi 1983 yılına göre, 5 yıldan daha fazla azaldı. Düşüşün diyabet, akciğer kanseri, amfizem ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklara bağlı ölümlerin artmasından kaynaklandığı düşünülüyor. Ayrıca kadınlarda yaşam süresinin kısalmasında erkeklere göre biraz daha geç başlayan sigara içme alışkanlığındaki yaygınlaşmanın da etkili olabileceği belirtiliyor.

Türk kadınlarının kalçaları Brezilyalılar’dan farksız

"Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif"

Dünya Aerobic Şampiyonu Gil Lopes, dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye’ye gelen Gil Lopes Türk kadınlarını görünce şaşırdığını söylüyor: “Çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. İtiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif.”

39 yaşında, Brezilyalı ve haliyle oldukça enerjik bir adam Gil Lopes. Bugün dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Aerobic yarışmalarında dünya şampiyonlukları var. Hatta koçluğunu ve koreografilerini yaptığı pek çok ülkenin aerobic takımına da altın madalyalar kazandırmış. Bugün İtalya’da yaşıyor, başta ABD olmak üzere, Portekiz, İspanya, Fransa, İsviçre, Danimarka, Rusya, Japonya ve İngiltere’de masterclasslar veriyor. Geçtiğimiz günlerde Hillside City Club-Trio’nun davetlisi olarak İstanbul’a gelen Lopes ile aerobic ve fitness üzerine konuştuk.

vatan

Kadınların ömrü kısalıyor!

h
Amerika'da kadınların yüzde 12'sinin, yaşadığı bölgelerde yaşam beklentisinin 1980'lerdekinin altına düştüğü bildirildi.

Düşüşün diyabet, akciğer kanseri, amfizem, böbrek yetmezliği gibi hastalıklara bağlı ölümlerin artmasından kaynaklandığı düşünülüyor.

Washington Post Gazetesinin haberine göre özellikle kırsal ve düşük gelirli yerleşim yerlerinde kadınlardaki yaşam beklentisi 1983 yılına göre, 5 yıldan daha fazla azaldı. Düşüşün diyabet, akciğer kanseri, amfizem ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklara bağlı ölümlerin artmasından kaynaklandığı düşünülüyor. Ayrıca kadınlarda yaşam süresinin kısalmasında erkeklere göre biraz daha geç başlayan sigara içme alışkanlığındaki yaygınlaşmanın da etkili olabileceği belirtiliyor.

Sadece kadınlara özgü internet sitesi

ko1 Sanal âlemin en popüler arama motorlarından biri olan Yahoo, 25-54 yaş grubundaki kadınlar için blog niteliğinde bir site açtı

İnternetin popüler arama motorlarından Yahoo, kadınlara yönelik bir site açtığını duyurdu. Yahoo şirketinden yapılan açıklamada 25-54 yaş grubundaki kadınlara hitap edecek şekilde hazırlanan siteye “Shine” (Parıltı) adı verildi.
Blog formunda hazırlanan sitede kadınların ilgilendiği konularla ilgili içeriğe yer verileceği vurgulandı. 

Rejimden çocuk bakımına

Shine, finans ve spor alanlarında ayrı siteleri bulunan Yahoo’nun, belirli bir yaş grubu ya da cinse hitap eden ilk sitesi olma özelliği taşıyor. Seksten yemeğe, rejimden çocuk bakımına, ünlülerle röportajlardan sosyal sorunlara pek çok konu başlığı içeren siteye “http://shine.yahoo.com” adresinden ulaşılabiliyor.

Bayanların büyük korkusu selülit...

Sellülit neden oluşur?

aggu

Sellülit’in en temel nedeni, kadın vücudundaki yağ tabakalarının yapısal özelliğidir. Yağ dokusu erkeklerde yatay, kadınlarda dikeydir. Bu dikey yapı, yağ hücrelerinin kolayca birleşip birikmesine, yoğunlaşmasına ve deforme olmasına yol açar.



İkinci bir neden, kadın vücudunun su toplama özelliğidir. Bu eğilim sonucunda yağ hücrelerinin içinde zamanla sıvı toplanır. Giderek yağ hücreleri sertleşir ve kalınlaşır.



Beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam, kahve, sigara ve bedenin duruş bozuklukları sellülit’in işini kolaylaştırırlar. Bunlar tek başına sellülit’e yol açmazlar ancak eğilimi arttırırlar.